Alfa Romeo Stelvio Q4 2.0 Turbo



Fotoğraflar: Mustafa Orhun Çetin
Stelvio, İtalyan üreticinin Giulia ile birlikte pozisyon yükseltme modellerinden biri. Yolu zorlu ve uzun ama zorlu rakipler arasında yer açmak da öyle çabuk ve kolay değil. Alfa Romeo geçmişinde Henry Ford’un geçen yüzyılın başında her Alfa Romeo gördüğünde şapkasını çıkartıp selamlamasını anladığımız modeller oldu. Markanın ilk SUV modeli Stelvio, günümüzün trendlerini yüksek karizmasıyla karşılayan bir otomobil. Aslında Alfa Romeo’nun 1950’lerde bir arazi aracı vardı. Ama Matta diye tanınan 1900 M, SUV denilemeyecek kadar offroader, Jeep Willys’e diş gösterebilecek kadar da cipti. Stelvio ise, adını İtalya ile Avusturya arasındaki o çok virajlı geçitten alan, modern zamanlara uygun, lüks, hızlı ve tutkulu bir SUV. Şartlar zorlaştığında Matta kadar offroader olamaz ama karlı dağ yollarına karizma getirebilecek kadar güzel.


Competizione kırmızısıyla tahrik edici görünen otomobilin burnundan yneredeyse yere kadar inen büyük kalbinden ya da Giulia’dakilere benzeyen LED farları kadar coupe benzeri formunu destekleyen arka camından da söz etmek gerek. Brera’nın arka camını hatırlatan eğim sportif görüntüde başrol oynuyor. Otomobilin birçok yerinde bir marka klasiği olarak el yazısıyla alfaromeo yazıyor. Bir başka marka klasiği (otomotiv sektörüne Alfa 75 ile girmiştir) cam sileceklerinden akan gizli cam suyu fıskiyeleri fark ediliyor.

Alfa Romeo, Stelvio’da karbon fiber kaput, kapılar, arka bagaj kapısı, ön ve arka kanatlar, motor ve süspansiyon için alüminyum gibi ultra hafif malzemelerin yoğun kullanımıyla üzt düzey güç-ağırlık oranı sunuyor. Şık elbisenin nitelikleri görüntünün ötesinde bi anlam taşıyor.


Kabine girişte kapılar ve kokpitteki ceviz kaplamalarla karşılanmak, nostaljik güzel bir tat. Bunu LCD ekranla teknolojik olarak da desteklemişler ama nedense geçen yılın ürünü Stelvio, bugünün yaygın donanımı olan dokunmatik ekrandan mahrum kalmış. Bence dokunmatik olması gereksiz ama rakipler karşısında bir eksik olarak görenler çıkabilir. Ekranın çözünürlüğü de yeterince yüksek değil, Apple CarPlay ya da Android Auto yok. Bunlara güncelleme geleceği kesin.


Direksiyonun üzerindeki yenilenen Alfa Romeo logosu gerçekten çok cool görünüyor. Ne var ki tasarımın gücü bile marka logosunu ülkemizin muhafazakar toplumuna kabul ettiremeyebilir. Alfa Romeo’nun ezelden gelen sorunlarından biri Milano şehrinin de simgesi olan Katolik haçı… Direksiyon üzerindeki Engine düğmesi, bazı Ferrari modellerindeki gibi göbeğin sol alt köşesinde. Özel bir durumu yok ama güzel görünüyor.

Kabinde oturma mesafeleri 5 kişi için gayet yeterli. Arka koltuk sırtlıkları ihtiyaca göre yatırılabiliyor. Bagajda ilginç bir sürpriz var. Markanın sportif ruhuna uygun olarak Speedline marka janta takılı stepne, yer kaplamaması ve fazla ağırlık yapmaması için inik olarak yer alıyor. Vredestein marka stepne zemine gizlenmiş kompresörle şişirildiğinde normal lastik ebatlarına geliyor.


Motor havuzunda enlemesine konumlu 4 silindirli 2.0 litrelik makinenin üzerinde amortisör kulelerini birleştiren kule gergisi dikkat çekiyor. Performanslı araçlarda amortisör kulelerinde meydana gelen esnemeleri minimize etmesi için tercih edilen bu aksamın Stelvio’da standart olarak yer alması, ismini aldığı virajların hakkını ne derece karşıladığını da anlatıyor. İddiası büyük yani. Stelvio geçişindeki kadar kombine virajımız yoktu ama viraj zorlamalarımızda araç, son derece kendinden emindi. Mekanik aksamların yanında Stelvio’da elektronik önlemler paketi ASR ve ESC de iş başında.


Stelvio’nun 2.0 litrelik motoru sınıfının en güçlülerinden. Porsche Macan kadar hızlı olan otomobil, 0-100 km/s hızlanmasını 5.7 saniyede gerçekleştiriyor. Sakin kullanımlarda rahatsız etmeyen hırıltılı bir ses yayan motor, sportif kullanımda yüksek devirler kullanılırken tahrik edici çığlıklar atıyor. Vitesleri direksiyon arkasındaki uzun kollarla değiştirmek mümkün. Giulia’dakilerin aynısı olan bu kollar, direksiyonun her açısında vites değiştirebilmeye olanak tanıyor.


Sürüş dinamikleri sedan ya da hatchback Alfalar kadar tutkulu. Keskin ama çok keskin direksiyon tepkileri, viraj tandansları, tutunma kararlılığı gerçekten çok etkileyici. Gösterge tablosunda minik de bir oyuncak var, performanslı viraj geçişlerinde maruz kalınan G kuvveti hız ve devir göstergelerinin arasındaki ekranda minik grafikle gösteriliyor. Ego tatmini için ince düşünülmüş. Dört çeker olmasına dört çeker ama normal sürüş koşullarında Stelvio %100 arkadan itişli olarak ilerliyor. Başı sıkışınca motor torkunun ön akslardaki yüzdesi %50’ye kadar artıyor. Bu da arkadan itiş sürüş zevkini ön planda tutmak için yapılmış bir tercih. Otomobilin sürüş karakteri vites konsolundaki DNA kumandasından seçilebiliyor. Dynamic, Normal ve Allroad modları, seyredilen yol tipine göre seçim imkanı tanıyor.


Stelvio, Alfa Romeo’nun Giulia ile birlikte pozisyon yükseltme modellerinden biri. Yolu zorlu ve uzun ama zorlu rakipler arasında yer açmak da öyle çabuk ve kolay değil.

Rakipleri bir gözden geçirirsek; Porsche Macan, Audi Q5, BMW X3, Mercedes-Benz GLC, Jaguar F-Pace ve Volvo XC60 arasında yer bulma şansı, çok iyi bir otomobil olmasına karşın muhtemelen ancak çok tutkulu Alfistilerden ibaret kalabilir gibi. Onların da yüksek fiyat barajına takılması muhtemel.

+ İddialı yol tutuş
+ Sürüş dinamikleri
+ Güçlü frenler
+ Karizmatik tasarım
– Çok yüksek fiyat
– İkinci el konusu

Yakıt tipi: Benzin
Motor hacmi (cc): 1995
Motor gücü (HP/d/d): 280@5250
Maksimum tork (Nm/d/d): 400@2250
Vites kutusu: 8 ileri otomatik
Maksimum hız (km/s): 230
0-100 km/s hızlanma (sn): 5.7
Tüketim (şehiriçi/şehir dışı/karma) (lt/100 km): 8.9/5.9/7.0
Ağırlık (kg): 1660
U/G/Y (mm): 4687/1903/1671
Aks mesafesi (mm): 2818
Bagaj hacmi (lt): 525

Yorum Yapın