Bir Boğaziçi nostaljisi ki…


Bir zamanlar arızalarından bıktığımız, güvensizliğinden korktuğumuz ama ne olursa olsun okula, işe giderken 1950’leri, 1960’ları yaşadığımız Amerikan eskisi dolmuşları bu kadar özleyeceğimizi hiç bilemezdik! Sabah yanımızdan önce üçlü bir konvoy, ardından beşli bir başka konvoy ve ardından ikili üçlü seriler arasında bir dolu Chevrolet, Dodge, Plymouth, Desoto akıp gitmez mi? Hepsi dolmuş bozması değil belli ama aralarında emektarlar da var bolca! Belli ki var bir durum. Derhal peşlerine takılıp takip edilmez mi? Boğaziçi’nin bitimine yakın, Sarıyer’de yirmiden fazla 50-60 yaşında Amerikan otomobili deniz kenarına dizildi peşpeşe. Trafik kilit! Yoldaki diğer arç sürücülerinden kimi sinirleniyor, köpürüyor kimiyse hayran hayran bakıyor, fotoğraf çekiyor… Bazıları normal olarak hararet yapıp ağzını açıyor gökyüzüne… Bakılmayacak, özlenmeyecek gibi değiller ki. 20 yıl öncesine kadar şehrin değerlerinden biriydi Kadıköy-Bostancı, Nişantaşı-Beşiktaş, Bostancı-Taksim vs dolmuşları. Şimdiyse turistlere geçmişi yaşatıyor, Küba’yı hatırlatıyor (!), düğünlere, sünnetlere kiralanıyor…

Yoruma Kapalıdır.