Borusan ‘yol kazası’ dedi ve özür diledi


Ralli pilotu Burcu Çetinkaya ile Borusan Otomotiv arasında geçen hafta yaşanan olayların ardından bugün Borusan Holding CEO’su Agah Uğur ve Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız medyanın karşısındaydı. Agah Uğur, yaşananları “yol kazası” olarak nitelendirdi. Konuşmasına dün birçok gazetede yer alan ve kamoyundan özür dileyen tam sayfa Borusan ilanı ile başlarken asla ayrımcılık yapmadıklarını söyledi. Agah Uğur, konu ile ilgili ayrıntılı araştırma yaptıklarını “Otomobil Sevdası” programı ile herhangi bir sponsorluk anlaşması bulunmadığını belirtti. Ayrıca, programa düzenli olarak araç tahsisi yapıldığını ve devam edeceklerini de vurguladı. Agah Uğur, Motosiklet Federasyonu’ndan yapılan “BMW’leri yarıştan çekiyoruz” açıklamasını da kurum olarak resmi bir katılımları olmadığı için “magazinel” olarak niteledi.

Borusan açısından gerçekler ise şu şekilde oluşmuştur diyen Uğur,
1. Bu iki başarılı sporcumuz ile sponsorluk görüşmeleri 2011’in ilkbahar aylarında başlatılmıştır.

2. Ağustos 2011’de belirli bir meblağ ve 1 yıl süre ile şahsi kullanımlarına tahsis edilecek 2 araç üzerinde genel bir prensip mutabakatına varılmıştır. Ancak her iki tarafın da ilave bazı beklentilerinin ve sürecin tanımlanmasına yönelik ihtiyaçlarının daha net hale gelmesi Aralık ayına kadar sürmüştür.

3. Sponsorluk görüşmeleri sırasında marka müdürü olan çalışanımızın, dini inançlar ve başörtüsünün “trendy ve tarafsız” olması gereken MINI markasının algısına olumsuz etkileri olabileceği yönünde ifadesi olmuştur.

4. Aralık’ın ikinci yarısında Borusan Otomotiv yönetimi, sektörde gündeme gelen vergi artışlarından sonra mevcut iş hacminin daralması nedeniyle % 40 oranında bütçe kısıtlamasına gitme kararı almıştır. Bunun neticesinde aynı gün bütçe nedenleriyle rallici sporcularımıza sponsorluk görüşmelerinin sonlandırıldığı yazıyla bildirilmiştir.

5. Bu kararın devamında marka müdürümüz, Yeni Şafak muhabirinin bu konudaki sorusuna cevap vermiştir. Markasının tarafsız ve trendy konumunu kendi açısından yanlış değerlendirerek bizim için kesinlikle kabul edilemez bir yaklaşım içinde bulunmuştur. Açıklamasının özünde başörtüsü ile siyaset arasında bir paralellik kurmuş, sponsorluk sözleşmesinin gerçekleştirilmemesinin nedeni olarak bütçe kısıtlamasından ziyade bu paralelliği işaret eden bir ifadede bulunmuştur. Yeni Şafak gazetesi de haklı olarak bunu haber yapmıştır.

Bu noktada sıklıkla karıştırılan bir hususu da ayrıca açıklığa kavuşturmak isterim:
1. Yürütülen sponsorluk görüşmeleri ile, Burcu Çetinkaya ve Merve Sena Kılıç’ın Kanal 24 televizyonu için birlikte hazırladıkları Otomobil Sevdası programı arasında hiçbir bir ilişki yoktur. Altını çizerek belirteyim burada söz konusu olan bir TV program sponsorluğu değildir. Burcu Çetinkaya ve co-pilotu Çiçek Güney’in ralli sponsorluğudur.

2. Otomobil Sevdası adlı TV programına, tüm diğer programlara olduğu gibi, Borusan Otomotiv tarafından hiç bir ayrımcılık yapılmadan düzenli olarak araç tahsisi yapılmıştır. Bundan sonra da yapılmaya devam edecektir.

“Kriz kötü yönetildi”
Değerli arkadaşlar, bunlar yaşanan sürece ilişkin olarak bizim ulaştığımız bulgular. Şimdi gelelim bu bulguların ışığında bizim kurumsal olarak vardığımız sonuçlara:
Birincisi değerli sporcu arkadaşlarımızla yürütülen sponsorluk görüşmeleri kötü yönetilmiştir. Görüşmeler çeşitli faktörlerin etkisiyle gereksiz yere uzamıştır. Nihai kararımızın zamanlamasının ve marka müdürünün bazı açıklamalarının da etkisi ile görüşmelerin sonlanması gerekçesi yoruma açık hale gelmiştir. Sonuçta milli ralli sporcuları zor durumda kalmışlardır.

İkincisi, marka müdürü çalışanımız Borusan’ın çalışma ilkelerini hiçbir şekilde temsil etmeyen gerek informel ortamda kullandığı bazı ifadeler, gerekse Yeni Şafak Gazetesi’ne yetkisiz olarak verdiği beyanatın içeriğiyle net bir biçimde hata yapmıştır. Bu mesleki bir hatadır. Bu hatası nedeniyle kendisi, iş akdini feshetmemize gerek kalmadan istifa etmiştir.

Ancak herkes tarafından açıkça bilinmesini isteriz ki, onun bu hatası bizim kurumsal sorumluğumuzu hiçbir şekilde ortadan kaldırmamaktadır.

Bu nedenle, hangi dil, din, ırk, inanç, giyim ve yaşam tarzında olursa olsun tüm vatandaşlarımızdan içtenlikle özür dileriz.

Tersi bir yaklaşımın Borusan tarafından benimsenmesi, kurumumuzun geçmişine, etik değerlerine ve sosyal sorumluluk anlayışına aykırıdır.

Borusan Grubu 66 yıllık tarihi, 4.2 milyar dolar cirosu, 5500 çalışanı, 800 milyon dolar ihracatı, yıllar içinde Türkiye için yarattığı katma değer, ödediği vergiler, onlarca okul ve kültür sanata yaptığı yatırımlar ve sosyal sorumlulukları ile Türkiye’ye mal olmuş bir kurumdur. Sadece 2011 yılında Türkiye’de 300 milyon dolara yakın yatırımı gerçekleştirmiştir.

Değerlerinin merkezinde insan hakları, eşitlik, saygı ve şeffaflık yatmaktadır. Her zaman müşterisini ve çalışanını hissedarının önüne koymuştur.

Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum. Biz ticari bir kuruluşuz. Siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu değiliz. Bizim ana sorumluluğumuz doğru ticari kararlar almak ve müşterilerimize iyi hizmet vermektir. Bu çalışmaları yürütürken rehberimiz her zaman kurum değerleri ve çalışma prensiplerimizdir. Dolayısıyla kurumumuz içinde, hissedarlarımız ve tepe yönetiminin çalışanlara, ticari kararlarımızı etkileyecek siyasi ve sosyal değerlendirmeler içeren yönlendirmelerde bulunması veya talimatlar vermesi mümkün değildir.

Agah Uğur, bu olayın Borusan markasını kalıcı bir şekilde zedeleyecek bir şey olmadığını düşündüklerini, ayrıca kendilerini kamuoyuna nasıl tanıttıklarını ve nasıl algılandıkları konusunu da değerlendireceklerini belirtti. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız ise, bir yol kazası yaşadıklarını ama bundan önce müşterilerine nasıl davranıyorlarsa bundan sonra da öyle davranmaya devam edeceklerini vurguladı.

1 Yorum

  1. M Günaydin dedi ki:

    Malum, farklı bir dönem yaşıyoruz!