Çarpışa çarpışa güvenlik


At arabası ve bisikletten hallice değil de bildiğimiz anlamda otomobillerin çoğalmaya başlamasıyla tanışılan trafik kazaları, otomobil literatüründe güvenlik ve ardından da çarpışma testleri gibi hiç duyulmamış kavramların doğmasına yol açtı. Bunda tabii ki, bugün üzerinden 100 yıl geçen ilk ölümlü trafik kazasının rolü vardı. Faytonların hakim olduğu dünyada henüz trafik kazası adı verilmeyen olaylar yaşanıyordu ama genelde talihsizlik olarak değerlendiriliyordu. Sebep sonuç ilişkisi araştıran pek çıkmıyordu. Otomobiller çoğaldıkça her marka değilse de konuya ‘erken uyanan’ üreticiler, otomobillerle belli koşullarda yapacakları çarpışma testleri sonucunda elde edilecek verilerin daha güvenli araçlar geliştirilmesini sağlayacağını fark etti.O yıllarda henüz bugünkü EuroNCAP gibi markalardan bağımsız kuruluşlar olmadığı için firmalar tarafından endi bünyelerinde gerçekleştiriliyordu. Ama yine de 1950’li yıllara kadar trafik kazalarından sağ olarak kurtulabilmenin sadece şansa bağlı olduğu kabul ediliyordu. Emniyet kemerinin bile sadece jetlerde kullanıldığı düşünülürse!

Kayıtlarda ilk çarpışma testlerinin Mercedes-Benz ve Renault tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. Mercedes, 1930’lu yıllardan itibaren çarpışma testleri yaparken otomobilleri beton duvarlara çarptırarak deniyordu. Testlerin ardından mühendisler, otomobilleri inceleyerek yolcuların daha az zarar görmesini sağlayabilecek fikirleri tartışıyorlardı. Savaş yıllarında kimsenin bu sorunla uğraşacak vakti olmadı. Ama sonraki yıllarda kayda değer gelişmeler gözlendi. 1951 yılında çarpışma testleri hala beton duvarlara karşı yapılıyordu. Mercedes’in 170S modeli, fotoğrafta görüldüğü üzere 50 km/s hızla çarptığı beton duvarda burnunu kaybederken kabin formunu korumayı öğrenmeye başlıyordu. Renault ise 1955 yılından itibaren yaptığı denemelerde ilk zamanlar önünde bir paravanın bulunduğu kamyonla test otomobilini çarpıştırıyordu. O dönemde bu iş için yatırım organize edilen çarpışmalardan ibaretti. Bugünkü gibi çarpışma stüdyo ve laboratuvarları hayal bile edilemediğinden testler açık alanlarda, kullanılmayan yollarda yapılıyordu. Bu testlerde kimi zaman kadavralar, kimi zaman da hayvanlardan yararlanılıyordu. Güvenliği hep ön planda tutan Mercedes’in bile ürettiği her otomobile emniyet kemeri koyması 1961’i bulmuştu. Göründüğü gibi bugün varlığını doğal karşıladığımız temel teknik gelişmeler,günümüzdeki hızdan çok uzak şekilde 10’ar yıllık periyotlarla gerçekleşebilmiş. Zira EuroNCAP’in kurulması için Avrupa devletlerinde kulisler de European Experimental Vehicles Committee (Avrupa Deneysel Araçlar Komitesi-EEVC) tarafından ancak 1971’de başlayabildi. Amerika’daysa National Highwa Traffic Safety Administration (NHTSA), New Car Assesment Programme (NCAP) çarpışma testlerine ancak 1979’da başlayabildi.

Yoruma Kapalıdır.