Coupe’ye özel ayakkabı


Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan konsept araç Peugeot HX1, Pierre Hardy ile birlikte geliştirilen bir konsept ayakkabı ile donatıldı. Peugeot Tasarım Direktörü Gilles Vidal ve ayakkabı tasarımcısı Pierre Hardy’nin karşılaşması ‘haute couture’ bir model olarak düşünülen bir araç ve yüksek teknoloji ürünü bir ayakkabının bir araya gelmesi sonucunu yarattı. Ortak bir tasarım vizyonunun sonucu olan iki benzersiz ürün; Zarafet, grafik ve dinamik çizgilere karşı duyulan güçlü bir zevki ve tasarımı başka türlü hayal etme isteğini yansıtıyor.

HX1 tamamen değişken bir konsept araç 
Far yapısı ve kaputa işlenen logo ile Peugeot HX1 tamamen Peugeot markasının özgün estetik kodlarıyla tasarlandı. Çizgiler şık, canlı ve asil. İleri atılmaya hazır bir görünüm sergileyen bu model hareket halindeki estetiği canlandırıyor. Aerodinamik yapısını iyileştirmek üzere, araç büyük hızla şekil değiştiriyor, 100 km/s’in üstünde havanın üzerinde kaydığı düz bir yüzey elde etmek amacıyla aracın arka ucunda bir rüzgarlık kullanılıyor.
Bu alçak tek hacimlinin zıt açılan dört kapısı, zemine yakın iki bölge halinde geliştirilmiş bir yaşam alanına giriş sağlıyor. Önde konsantre ve sportif sürüş mahalli ile arkada lüks ve rahatlatıcı bir oturma alanının ince zevkli birleşimi göze çarpıyor. Yarı parlak metal giydirmeler, dijital göstergelerle donatılmış olan ön bölüm yüksek sürüş keyfi verecek şekilde düzenlendi. Fütürist bir limuzine layık arka bölüm ise mat beyaz deri koltuklar, ledlerin yer aldığı doğal meşe kaplamalı zemin, mini bar ve aynı zamanda bir kahve makinesi ile donatıldı. İhtiyaç durumunda, önde iç içe geçen iki katlanır koltuk aracın dört koltuktan altı koltuklu konfigürasyona geçmesine olanak veriyor. Hibrid Peugeot HX1 bunu en küçük detaylarına kadar melez yapısıyla ön plana çıkarıyor.

Konsept ayakkabı HX1 : İkisi bir arada
Araçla ilgili estetik ve tasarım araştırmaları, Pierre Hardy’ye dönüşüm geçiren « ikisi bir arada » ayakkabı kavramı için esin kaynağı oluşturdu. Yumuşak deriden hafif ve rahat bir sürüş babeti, sokakta da giyilebilen bir bota veya akşam olduğunda karbon elyaf tabanlık ve topuklu bir sandalete dönüştürülerek örneğin bir kokteyl ayakkabısı olarak kullanılabiliyor.
Peugeot araştırma merkezlerinde sürdürülen öncü teknolojik araştırmalar, ayakkabı sektörü bile henüz buna izin vermezken Pierre Hardy’nin bu fütürist tek gövdeli ayakkabı kavramını geliştirmesini sağladı. Babet için siyah, sandalet için krom olarak düşünülen renkler konsept aracın sürücü bölümünün renk tonlarını aynen taşıyor.

Tasarım ile ilgili bakış açıları
Gilles Vidal ve Pierre Hardy arasında bir araç tasarımından ayakkabıya dönüşen projenin doğuşu ile ilgili konuşma :
Bu proje nasıl doğdu?
Gilles Vidal : «Otomobil ve moda gibi yaratıcı ortamların birbirinden öğrenecek çok şeyi var, ortak bir proje yoluyla fikir alışverişi yapmayı istiyoruz.»
Pierre Hardy : «Otomobil ve ayakkabı bir bakıma aynı işleve sahiptir, bu hareket etmek ve ilerlemek şeklindeki iki durumda söz konusudur.»
Sanatçılar, tasarımcılar ve moda yıldızları arasındaki işbirliği bugün otomobil tasarımları üzerinde artistik müdahaleler dışında çok yaygın değil, otomobil endüstrisi yatay değişimlere henüz çok meyilli değil.

Gilles Vidal : «Tasarım bir otomobil modelinin başarısında daha fazla önem taşıyor ve ilerlemek için, kendi mantıklarımızdan çıkmak, fikirleri, tasarımları ve estekileri bir araya getirmek zorundayız. »
Pierre Hardy : «Bu işbirliğinde beni ilgilendiren şey benden bir ayakkabı tasarlamamı istemeleri. Uzmanlık alanım içinde kalan birşey bu, bir otomobil çizmek değil. Yaratıcı ortamların bir araya gelmesi bana, şayet bunlardan her biri kendi uzmanlığını ortaya koyduğu ölçüde doğru geliyor. Stilistler gibi mobilya ile övünen modayı hisseden obje tasarımcıları çoğu zaman felaket sonuçlar ortaya çıkarıyor.»
Ortak bir konseptten kaynaklanan bir araç ve bir ayakkabı kavramı.

Gilles Vidal : «Konsept araç ve konsept ayakkabı, ergonomi ve dinamizm, konfor ve şıklık, hareketlilik ve plastik estetik kavramları arasındaki güçlü kontrastlar bazında şekillendi. Her biri farklı durumlara adapte olmak için “dönüşerek” bu sorularına kendi tarzında cevap veriyor. Otomobilin karoserisi, aerodinamik yapısını iyileştirmek üzere hızla dönüşebiliyor, iç mekan ihtiyaçlara göre dörtten altı koltuklu konfigürasyona geçebiliyor. Bu durum, yaşam tarzına uygun ayakkabı için de aynı. Topuklu ayakkabı giyen kadınların otomobillerinde araç kullanmak için genellikle spor ayakkabı taşıdıklarını gözlemledik. Pierre Hardy ile ayakkabı etrafındaki ileriye yönelik araştırma da buradan geldi.»
Pierre Hardy : «Proje üzerine ben sonradan geldim, konsept araç zaten ilerlemişti. Bunun üzerine dinamizm, modernlik ve feminizmden tüm anladığımı bir ayakkabıda yeniden uyarlamayı denedim, çünkü bu araç belirsiz bir estetiğe cevap veriyor. Bu çok basit unsurlar etrafında dönüyor : iç bölüm, dış bölüm, esnek bölümler – koltuklar gibi – babet için, sert bölüm– karoseri gibi – topuklu ayakkabı için. Bu gerçekten sezgisel bir şekilde yapılıyor.»
Konsept araç ve konsept ayakkabı ile hibrid estetikler geliştiriliyor.

Gilles Vidal : «Aynı araç üzerinde birçok şey ifade etmek istendiği andan itibaren, konsept araç yumuşak tavizler vermekten ziyade seçimini daha çok taşıdığı zıtlıklardan yana kullanarak, limuzin, spor otomobil ve tek hacimlinin biçimsel yönlerini birleştirdi.»
Pierre Hardy : «Konsept araç için gece ayakkabısı ve sürüş babeti, yüksek topuklu ve düz tabanlık, katı ve esnek malzeme arasındaki ile aynı… Modernlik bugün zıtlıkların geriliminden ortaya çıkıyor. Bu durum, mimariden geçerek çağdaş sanata kadar, tasarımdan modaya her ortama dokunuyor.»

Sizi bu projede ne memnun etti ?
Gilles Vidal
 : « Pierre Hardy ile çalışmak bizi başka türlü düşünmeye sevk etti. Örneğin, endüstriyel tasarımcı olarak ayakkabı için aracın içine özgü bir yerleşimi içgüdüsel olarak geliştirecektik, ancak bir kadın için ayakkabılarını yere gelişi güzel fırlatmak tercih edilince, biz bundan vazgeçtik. Bu çok moda bir davranış; Pierre Hardy’nin dünyasına geri döndük.»
Pierre Hardy : «Bu proje, ayakkabı endüstrisinin ileri teknoloji olmaması açısından beni çok ilgilendiriyordu, biz lüks icra ediyoruz. Ayakkabı, otomobile göre düşük teknoloji ürünü olarak kalıyor. Geliştirme bilgisayar içermiyor; taslaklarımı elde çiziyorum. Deri gibi klasik malzemelerle çalışıyorum ve üretim büyük ölçüde elle gerçekleştiriliyor. Karbon fiber teknolojisine erişimek benim alışılmış üretim sistemimde tecrübe edemeyeceğim tek blok halinde bir şekil belirlememe izin verdi.»

Birkaç kelimeyle Gilles Vidal ve Pierre Hardy

Gilles Vidal
Ocak 2010’dan itibaren Peugeot Tasarım Bölümü Direktörü olan Gilles Vidal kariyerine PSA Grubu bünyesinde başladı. 1996 yılında, Vevey Tasarım Sanat Merkezi Koleji’nden (İsviçre’de) henüz diploma almışken, özellikle Xsara Picasso üzerinde çalıştığı Citroën’e katıldı. 2010 yılında stil direktörü seçilmeden önce 2009 yılında Peugeot konsept araçlardan sorumlu olarak atandı. O zamandan beri Peugeot markasına canlılık ve şıklık aşılamak için çalışıyor. Temiz hatlar ve şık şekillerin ustası olarak, estetiğini onun için çok değerli olan 70’li yılların 505 coupe çizgisinde yansıttı. Gilles Vidal çalışmasında ona destek veren 170 çalışandan oluşan bir ekibe güveniyor.

Pierre Hardy
Pierre Hardy, 1999’dan itibaren kendi adına ayakkabı koleksiyonlarını sunuyor. Nicole Kidman’ı olduğu gibi, Uma Thurman ve Kate Moss’u memnun eden grafiksel ancak tutkulu modeller. Etkileri tasarım, mimari hatta kavramsal sanatta aranabilir. O bayan, erkek, unisex spor ayakkabı modelleri olduğu gibi çanta ve küçük deri eşyalar tasarlıyor. Kendi adına koleksiyonlarına paralel olarak, Pierre Hardy Hermès modaevine ayakkabı ve takılar tasarlıyor. Aynı zamanda, Balenciaga ayakkabı koleksiyonlarını hazırlıyor.

Yoruma Kapalıdır.