Honda Civic Type R


 

Honda Civic Type R

Type R bilenler için çok özeldir. Ama bu kez durumu biraz daha farklı. Yenisinin tanıtıldığı şu günlerde üretimi 2015’te başlayan dördüncü hatchback Civic Type R’dayız. Yenisinin gelmesi yılsonunu bulabilir zira.

Sinirli bakışlar, çamurluklardaki “solungaçlar”, 19 inçlik jantlar ve arkada dev spoiler ile dört egzoz çıkışının taştığı difüzör tasarımlı tampon!.. Otomobili tanıyanlar dışında herkesin kolayca kabulleneceği özellikler değil. Abartılı tasarım nedeniyle “apaçi” bulduğunu söyleyenlerin sayısı da hiç az değil. Bazıları bu tip otomobillerin sahip olduğu gücü dışa vurmasından hoşlanır. Ama ben de gücün gizli kalmasından yanayım. Civic Type R’da ise abartılı bir şekilde öne çıkarılmış. Gerçi abartıldığı kadar da var, 310 beygir! Ama bu kadar abartı, çevreye karşı da tahrik unsuru sayılabilir. Sonra olmadık araçların sürücüleri had bilmeden gelip meydan okuyor, trafikte gereksiz gerginlik! Sadece performans tutkunlarının değil, otomobil meraklılarının bile ayrılacağı nokta bu.

Honda Civic Type R

Otomobilin kapısını açtığınız anda size havaya sokuyor. Öndeki iki bucket koltuk, dış görünümdeki “abartılardan” hala anlayamamış olanlara safkan bir yol yarışçısına oturmak üzere olduklarını hatırlatıyor. Kumanda birimleri Civic versiyonlarından hatırlayacağımız gibi katlı. En üstte dijital hız göstergesi ve devir saati vazifesi gören LED ışıklar var. Direksiyonun ardındaysa R Type düğmesine basıldığında kırmızı aydınlanan geleneksel dairesel göstergeler. Orta konsoldaki ekranla birleşince tam bir kumanda birimi çıkmış ortaya. Gri kısımlar biraz donuklaştırıyorsa da bana burada en etkileyici gelen iki unsur, zaten otomobilin yarışçı kimliğini de ifşa ediyor; ralli otomobillerinden bildiğimiz direksiyonun üzerindeki kırmızı bant ve motor devrini 7000 d/d’ye kadar zorlama imkanı veren R Type düğmesi. Tabii sadece devirlerin daha da yukarıları zorlaması için izin çıkmıyor, süspansiyon %30 oranında sertleşiyor, pedal hassasiyeti artıyor ve direksiyonun da keskinleştiği fark ediliyor. Bu mod devrede olduğunda dünyanın altınızda daha hızlı dönmeye başladığını hissediyorsunuz! Tadını alınca normal modda kullanmak gelmiyor aklınıza, otomobili çalıştırınca ilk iş Type R moduna geçiyorsunuz. Ama bunun bedeli tabii ki daha da hızlı tükenen benzin olarak geri dönüyor. Hele bir de virajlarda yediğiniz G-Force kuvvetini gösteren grafikleri keşfedince! Yoksa ne renkli geri görüş kamerası ne hız sabitleme sistemi ne de dijital ekranı görmüyor insanın gözü! Öyle ki, test süresince kaç gün radio bile açmak aklıma gelmedi! Yine de Civic Type R’a özel bir kokpit tasarımı yapılabilir miymiş, aklımdan geçmedi diyemem.

Honda Civic Type R

Bu arada arka kapılar neden var anlayabilmiş değilim, bu otomobilde kim arkada oturmak isteyebilir ki! Bence bu gövdenin hakkı 3 kapı. Ama Honda orada da fonksiyonellikten vazgeçmemiş, arka koltuk sıtlıkları katlanabiliyor, hani “bir şeyler” taşımak isteyenler olursa diye! Ama Honda’nın Magic Seat adlı minder altlarını da kullanıma açan arka koltukları Type R’da bulunmuyor. Yok daha neler dedirtirdi zaten!

Tam ortasından kesme geçen ve biraz daha üstte de spoylerle iyice kapanan arka camda silecek olmadığı da gözümüzden kaçmadı. Olsa iyi olurdu tabii ama buotomobil aynalara ve geriye bakmayı gerektirmeyen bir otomobil! Dikkat etmek gerek!..

Honda Civic Type R Honda Civic Type R

Bu, Honda’nın dokuz Civic jenerayonunda dördüncü hatchback Type R versiyonu. Önceki atmosferik beslemeli Type R’lar motosiklet gibi yüksek devirler çevirirdi ama ilk kez bu otomobilde Honda yıllarca direndiği tutuculuğunu kırmış ve 2.0 litre motoru turbo ile aşırı beslemişti. Ay içinde Cenevre’de tanıtılan yenisinde de aynı motorun biraz daha “oynanmışı” yer alıyor. Tamam, akselerasyonu elbette ki çok iyi, 310 PS/306 HP gücün karşılığı zaten bu olmalı. Nice Porsche yada Ferrari sürücülerini üzebilecek bu performans, ara hızlanmalarda daha da tırmanıyor. Otomobilin yüksek tork çıkışı, üst devirlerde gösteri yapan Honda motoruna orta devirleri de getirmiş. Bu yüzden en kolay kullanılan Honda motorlarından biri durumunda bu sinirli 2.0 Turbo VTEC. Alt devirlerin cansızlığı diye bir şey yok! Çok kısa bir turbo boşluğuyla hızlanan otomobil, o anlık kaybı sonradan kapatıyor. 3. vitesi 144 km/s’de bitiren otomobil, 4. vitesi 198 km/s’de, 5. vitesi 232 km/s’de bitiriyor ve devir kesiciye giriyor. Sonrasına zaten bakacak bir durum yok. Gidiyor gidiyor, nefes almaksızın hızlanıyor Type R. Type R’de sürüşün her anında size eşlik eden bir ıslık var, Gaz verip kestikçe turbo ıslığını duyuyorsunuz. Bu kadar önde bilinçli bırakıldığına eminim, sürüş coşkusunu artırıyor!

Honda Civic Type R

Bu tip otomobillerin kapışmaları ünlü Nürburgring Pisti’nde meydan okumaya dönüşmüş durumda. Seat Leon Cupra’nın 7 dk 58.12 sn olarak açıkladığı tur rekorunu Renault Megane RS ile dört saniye geri çekmişti. Ama içinde bulunduğum bu otomobille Honda 7.50.63’e çekmeyi başarmıştı.

Honda Civic Type RZamanında CRX de ilk çıktığında o zamanlar barem düşük olduğu için en güçlü en hızlı oydu. Ne var ki Type R gibi güven vermezdi. Tam bir kamikazeydi! Ama Type R, her hızda güveni hissettiriyor. Bir kere müthiş frenleri var, 350 mm çapındaki Brembo fren diskleriyle desem ki hızlandığı kadar hızlı durabiliyor, tarifi zor, tabii metrik ifade etmek gerekir. 100 km/s hızdan 35 metreden daha uzun mesafede durmadığına eminim. Popüler tanımla “cam atılan eldivenler gibi” duruyor!

Otomobilin muazzam bir yol tutuşu var. Sahip olduğu güce rağmen direksiyonda tork yönlendirmesini minimumda tutan otomobil, oldukça sert süspansiyonuyla yola sağlam “kapanıyor”. Type R modunda bile çok sert diyemem, çünkü örneğin Cooper S’te süspansiyon daha sert ama onun boyutlarıyla ilgili olabilir. Buna karşın şehir trafiğinde çukur ya da kasis darbelerini çok iyi absorbe edebiliyor. Elektronik sınırlı kaymalı kilitli diferansiyle sahip hot hatch, böylece gaz emirlerinde tork etkisiyle gezinmiyor, sürücü de rahat ediyor. Virajlarda önde oturanlar için bucket koltuklar görevlerini iyi yapıyor ve savrulmalarını önlüyor. Otomobilin vites kolu, ilk Type R’dan beri tam sporcu işi. Gerek S2000’de gerekse önceki Type R’larda da kullanılan kısa kol joystick gibi kullanılıyor. Tek problem, kışları kolun topuzunun çok soğuk olması (!)

 

Otomobilin oldukça zengin donanım paketi var. Ama Type R kullanıcılarını motor ve süspansiyon elemanları kadar etkileyebilecek ekipman bulunmadığını söylemeliyim!

 

 

 

+ Performans, performans, performans

+ Taşıdığı yarışçı ruh

+ Süspansiyon sistemi/yol tutuş

+ Direksiyon tepkileri

+ Keyif veren turbo ıslığı

+ Zengin donanım

– Günlük kullanım için fazla agresif

– Gücünü dışa vuran abartılı tasarım

– Donuk kokpit tasarımı

– Sınırlı geri görüş / arka cam sileceği yok!

– Kışın soğuk vites topuz (!)

 

 

Yakıt tipi : Benzin

Motor hacmi (cc) : 1996

Motor gücü (HP) : 310@6500

Maksimum tork (Nm) : 400@2500-4500 d/d

Vites Kutusu : 6 ileri manuel

Maksimum hız (km/s) : 270

0-100 km/s hızlanma (sn) : 5.7

Tüketim (şehiriçi/şehirdışı/karma) (lt/100km) : 9.4 / 6.1 / 7.3

Ağırlık (kg) : 1453

U/G/Y (mm) : 4390 / 1878 / 1459

Aks mesafesi (mm) : 2594

Bagaj hacmi (lt) : 498/1427

 

Yoruma Kapalıdır.