Keçinin parkur inadı!


Türkiye’de 40 yaşını kutlayan Renault 12 XIV. Bodrum Tarihi Batı Anadolu Klasik Otomobil Rallisi’nde kendi kategorisinde birinci, genel klasmanda ikinci durumda. Türkiye Klasik Otomobil Ralli Şampiyonası ikinci ayağı 19-21 Mayıs tarihleri arasında Bodrum’da gerçekleşti. Klasik Otomobil Kulübü tarafından düzenlenen XIV. Bodrum Tarihi Batı Anadolu Klasik Otomobil Rallisi’ne Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları, 1972 model Renault 12 TL ile katıldı. Yaklaşık 600 kilometrelik bir parkurda koşulan yarışta Renault 12’nin direksiyonunda Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu, co-pilot koltuğunda ise Oyak Renault Mühendislik Direktörü Murat Taşdelen yer aldı. Yine bir Oyak Renault çalışanı Erdal Gömügen ise bu ikiliye araçtaki üçüncü kişi olarak destek verdi. Rallide 20 kapı numarasıyla start alan Renault 12 TL, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları üretim bantlarından 2 bin 71’inci araç olarak 1972 yılında çıkmış. En yaşlısı 1934 model bir Bentley en genci ise 1981 model bir Rolls Royce olmak üzere 29 klasik otomobilin yarıştığı, 4 touring otomobille birlikte toplam 33 otomobilin start aldığı, rallide tüm parçaları ile orijinal olarak hazırlanan Renault 12 TL katılımcılar ve izleyiciler tarafından yoğun ilgi gördü. T. Tunalıoğlu, M. Taşdelen ve E. Gömügen’den oluşan ekip, Türkiye Klasik Otomobil Şampiyonası’nın ikinci ve en uzun parkuruna sahip rallisinde finişi kendi kategorilerinde birinci genel klasmanda ise ikinci olarak gördüler. Dağ ve köy yollarını kullanılarak hazırlanan 13 özel etabın en zorlusunda ise “best time” elde ettiler. Ekip, eski dost Renault 12’yi, Türkiye Şampiyonasının Sapanca’da düzenlenen ilk yarışında kendi kategorilerinde üçüncü, genel klasmanda dördüncü olarak ve iki etapta “best time” elde ederek uzun yıllar sonra başarılı bir sonuçla parkurlara geri döndürmüştü.

Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın 1971 yılında ürettiği ilk model olan Renault 12, Türkiye’de Otomotiv Sanayi’nin 50 yılı aşan tarihinde pek çok ilke imza attı. Türk tüketicisi önden çekişli ya da station wagon otomobille, ön koltukta kafalık, arka cam sileceği, elektrikli ön camlar, renkli cam, klima gibi donanımlarla ilk kez Renault 12’yle tanıştı. Konforlu iç mekânı, kendine özgü tasarımı, performansı, sağlamlığı ve yakıt ekonomisiyle uzun yıllar Türk tüketicisinin en beğendiği otomobillerden oldu. 1973 yılında Günaydın gazetesinin düzenlediği Büyük Türkiye Rallisi’nin şampiyonu da 11 kapı numaralı bir Renault 12’ydi. Türkiye’de üretilip ihraç edilen ilk otomobil de 1974 yılında yurt dışına gönderilen 20 adet Renault 12’ydi. 1977 yılında ise, iki Renault 12 ile ilk defa uluslararası bir ralliye katılındı. Londra-Sydney güzergahını kat eden Türk takımı, yarışı, milli takımlar birincisi olarak bitirmişti.

Renault’nun 112 yıllık tarihinde 1969-1999 yılları arasında üretilen 2 milyon Renault 12’nin 701 bini Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları tarafından üretildi. Türkiye’de aynı üretim bantlarında en uzun süre üretilen model ünvanına da sahip olan Renault 12, 70’li yıllarda otomobil sporlarının Türkiye’de başlamasına öncü olmuş ulusal ve uluslararası otomobil rallilerinde pek çok kez şampiyon olarak parkurlarda yoğun ilgi toplamıştı. Tüm parçalarıyla orijinal olarak hazırlanan 1972 model koyu kırmızı renkli Renault 12 TL, 40. yaşını önce Sapanca’da elde ettiği kendi kategorisinde üçüncülük, genel klasmanda dördüncülük sonra Bodrum’da elde ettiği kendi kategorisinde birincilik genel klasmanda ise ikincilik dereceleriyle ralli parkurlarına iddialı bir şekilde geri dönerek kutlamış oldu.

Bütün bu organizasyon keyifliydi keyifli olmasına ancak, bir fabrika restorasyonu olmasına karşın Renault 12 TL’de yer alan üç harfli plakanın, sıradan bir detay olmasının ötesinde sırıtan bir fiyasko olduğunu vurgulamak isteriz. Eski günlere ait bir plaka bulmak o kadar da zor olmamalı…

1 Yorum

  1. Oytun Işlar dedi ki:

    Koskoca Oyak Renault 145 veya olmadı 155 SR 13 ölçüsü lastik bulamadı mı? Aracın tekerleri traktör gibi gözüküyor. Üstelik ön plaka tamponun altında olmalıydı. Ayrıca otomatik emniyet kemeri kullanılmamalıydı. Madem klasik restore ediyorsun. Bütün detaylara sadık kalacaksın!… :))