Mazda CX-5 SKYACTIV-G 2.0L 4×2 MT Reflex



Bu yıl tanıtılan ve Mayıs ayı sonundan beri ülkemizde de satışa sunulan Mazda’nın kompakt SUV modeli CX-5, güçlü modellerin olduğu bir pazarda kendisine yer arıyor. İyi bir yer edinebilmesi için ya o elit imajını zedelemeden düşük fiyat yolunu seçmeliydi ya da üstün özellikleriyle aralarından sıyrılabilmeyi denemesi gerekiyordu. Japon üretici, geleneksel arızasız, kadifevari konforlu ve kaliteli üretim prensiplerini SKYACTIV teknolojisiyle buluşturdu ve sahneye çıktı. Fiyat olarak çok ideal düzeyde görünmüyor ama rahatına düşkün olan kalplerin Mazda için çarpması sürpriz olmaz.


İlk olarak Mayıs ayı ortasında kullanma şansı bulduğum CX-5 ile şimdi 3 günlük test sürüşü için yoldayım. Abartı değil, bu kompakt SUV’un kapılarının açılıp kapanmasından başlayarak her noktası konfor öncelikli. Yumuşak ama asla güvensiz hissetirmeyen direksiyon sertliği, koltuk ayarları, katlama mekanizmaları gülümseten bir yumuşaklıkla tıkır tıkır işliyor. O zaman anlıyorum ki Mazda’nın benimsediği “hareketin ruhu-Kodo” felsefesi rahatlık üzerine kurulmuş. Tabii ki bu filozofi sadece konfordan ibaret değil, tasarımdan kullanıma bir bütün. Bu otomobille ilgili ilk duyduğum bilgi aklımda da kalan olmuş. Tam ne yararı olabileceğini kestiremiyorum, belki ilerleyen aşamalarda yaygınlaştığında diyelim; Reçineden üretilmiş ve geleneksel tamponlara göre %20 daha hafif ön ve arka tamponlar! Bu kadar öne çıkarıldığına göre bir özelliği olmalı mutlaka! Deneyecek değilim, dayanıklılığını bu otomobili uzun yıllar kullanacak olanlar dener! Ama şunu söyleyebilirim ki, hiçbir Mazda modeli sık sık el değiştiren araçlar olmamıştır. Bir kez satın alan uzun yıllar kullanır.


Büyük bir ağzı anımsatan burun yapısının ardındaki heybetli gövde tasarımı Mazda CX-5’i yollarda kolayca fark ettiriyor. 17 inçlik alaşım jantların üzerinde yükselen otomobil, asla bir Amerikan abartısına dahil olmuyor, tüm zarafetine bir de sportif kimlik ekliyor. CX-5’in iç mekanına girildiğinde tipik Japon tasarım unsurları fark ediliyor. Göz alıcı direksiyon ve güçlü kontrol hissi sunmak üzere tasarlanmış direksiyon-üstü kumandaları ve kapı döşemesinde kullanılan yumuşak dokunuşlu malzeme, kalite hissini artırıyor. Kompakt SUV’lar arasında sınıf lideri aks mesafesi değeri 2700 mm sayesinde dört yetişkin konforlu bir biçimde seyahat edebiliyor. Otomobilin arka koltuklarında sınıfının en geniş oturma alanına sahip olmasının yanı sıra yine sınıfının en geniş diz mesafesi sunuluyor. Mazda’nın Karakuri koltuk katlama sanatı sayesinde bagaj bölmesindeki açma kolları ile birlikte sektörde ilk bağımsız üç parçalı 4:2:4 katlanabilir özellikli arka koltuklar fark yaratıyor. Arka koltuklar katlandığında 503 litreden 1620 litreye ulaşan düz zeminli bagaj bölmesi, alçak zeminle kolay yükleme sağlıyor. Bunlardan anlaşılacağı gibi Mazda CX-5’in kabini yolcular için de bavullar içinde hayli cömert davranıyor, konforu esirgemiyor.


Araçta kullanılan 2.0-litrelik direk enjeksiyonlu SKYACTIV-G benzinli motor, kullandığım test otomobili gibi sadece önden çekişli versiyonda 6000 d/d’de 121kW/165 HP güç ve 4000 d/d’de 210 Nm maksimum tork çıkışı sağlayabiliyor. Bu başarılı performans verilerine karşılık motorun yakıt tüketimi de hayli etkileyici. Karma kullanımda 100 km’de 6.0 litre benzin tüketim ortalaması sağlayabilen motor, şehir trafiğindeki aktüel kullanım koşullarındaysa 8 litreyi aşmıyor.



Normal kullanımda kadife yumuşaklığıyla salınarak ilerleyen otomobil, gaza biraz bastığımda sesini artırıyor ve daha öfkeli bir sürüş moduna geçiyor. Ama hızlandığında bile virajlarda çizdiği stabil görüntü bana Mazda’nın otomobil modellerinde gösterdiği yol tutuş performanslarını anımsatıyor. Bu başarının bu kadar yüksekte de sağlanabilmiş olması işte bu otomobilin başarısıdır. Elbette bunların bir sebebi var, kullanılan bir teknoloji sayesinde riskler minimize edilebilmiş. Yepyeni SKYACTIV şasi ve gövde teknolojisi yapı ve yerleşim optimize edilerek, yüksek dayanımlı çelik kullanılmış ve yeni üretim teknikleri ile daha hafif, buna karşılık daha sağlam bir gövde elde edilmiş. Çarpışma anında üstün bir güvenlik sunmak üzere, çoklu güç dağıtımı konsepti enerjiyi gövde yapısı boyunca etkin bir biçimde dağıtıyor. Ayrıca otomobilin gelişmiş ses yalıtımı sayesinde motor ve yoldan gelen gürültü seviyesi de oldukça düşük. Çarpışma testlerinde en yüksek skorlara ulaşma hedefiyle tasarlanmış, SKYACTIV-Gövde, bir otomobilde ilk kez kullanılmış olan 1800 MP’a yüksek dayanımlı çelikle korumaya alınmış. Bunları otomobildeki vibrasyon azlığı/yokluğundan anlayabiliyorum. Bir de frenajlarda öne dalma, hızlanmalarda arkaya esneme yapmaması, virajlarda yanal esnemeler gözlenmemesi gövdenin ne kadar dengeli olduğunu ortaya koyuyor.


89.000 TL fiyatla satılan bu araçta benim eksikliğini dert ettiğim tek ekipman açılır tavan oldu. Belki birçok elektronik oyuncak riskli kullanımlar dışında varlığını hissettirmiyor ama sunroof olmaması kabinin ferahlığını da direkt ilgilendiren bir husus. Tabii bu formattaki otomobillerin olmazsa olmazı otomatik vites Mazda CX-5’in en düşük donanım versiyonu olan bu modelde eksikliğini hissettirecektir. Otomatik şanzımanlı versiyon ise 110.000 TL’den başlıyor.

Yoruma Kapalıdır.