Mercedes-Benz SLK 200


Peugeot 401 Eclipse’i bilir misiniz? Hatırlar mısınız diyemeyeceğim kadar eski zira. 1935’te ortaya çıkan ve fazla uzatmadan ortadan kaybolan bu otomobilin önemi, kendisi değil ama sahip olduğu etkileyici konsept 1996 yılında hayata döndürüldüğünde anlaşılabildi. İlginçtir, Mercedes-Benz’in kendi geliştirmediği ender teknolojilerden biridir bu. CC, yani Coupe Cabrio. Ne var ki, farkını burada ortaya koyuyor ve mükemmel işleyen Coupe Cabrio konsepti, tozlu arşivlerden çıkıp  Mercedes-Benz sayesinde sanki ilk kez tanıtılmışcasına coşkuyla kabulleniliyordu 1996’da ilk SLK ile. Şık roadsterin yarattığı heyecanın hemen ardından Peugeot konseptine sahip çıktı ve 206 CC’yi geliştirdi ama ‘tavanı açan coupe cabrio olmuştu bile çoktan’… Bu mücadeleyi onlarca markanın CC modelleri izledi sonra sonra… Ama desem ki hiçbiri SLK kadar etkileyici olamadı, daha üst segmentlere ait modellerle ilgili  itirazlar gelebilir ama yine iddia ederim ki abartmış olmam.

Üçüncü kuşak SLK’de ekol SL, çok belli. Izgarasında (eskiden buna panjur dendiğini kaç kişi hatırlar!) irice yıldız taşıyan burundaki yeni Mercedes-Benz yüzü,  seleflerinden daha maskülen görünen köşeli değilse de hayli sertleştirilmiş. LED’lerle süslenerek modern moda trendlerini de es geçmeyen otomobilin kabiniyse  SLS etkilenimleriyle dolu. Kokpitin yapısı ve tabii havalandırma petekleri… Altı düzleştirilmiş direksiyon ise kesinlikle tahrik edici. Vücudumu saran koltuğa kurulduğumda ‘bir martı kanat kapılar eksik’ diye geçiriyorum içimden. İyise SLS’te hissettim sanki kendimi! Tabii, ölçülerin buna izin vermeyeceği kesin. Kokpit üzerindeki kumandalar zaten gayet berrak da yol bilgisayarı ve bilgi ekranı menüleri de üzerinde ihtisas yapmak gerekmeden kullanılabiliyor. Kaybolma tehlikesi yok!

İlk iki jenerasyondan bildiğim üzere (zaten çok yaklaşık ölçülerdeler!) dar bir kabindeyim. ‘Kapsül’ desem yeridir. Ama bu kapsül o kadar iyi tasarlanmış ki, roadsterler için kriter kabul edilen ‘eldiven’ gibi oturması beklentisini tam olarak karşılıyor. Terzi elinden çıkmış gibi vücudumu saran koltuklar, ideal sürüş pozisyonu için tüm manevraları yapabiliyor. Donanım seviyesi yüksek olmadığından koltuk hareketleri manuel yapılıyor ama, kişisel olarak zaten arzuladığım bu, mekaniğin güzelliği… Koltuğu da ayarlayıverelim, nedir ki… Zaten tavan açıkken istenirse boyundan saran ısı atkısı AIRSCARF var, ikinci nesil SLK’den yadigar, bu kadar teknoloji yetmez mi?

Kullandığım SLK, 1.8 litrelik turbo beslemeli bir direkt enjeksiyonlu benzinli motora sahip. C Serisi’nden de tanıyorum bu motoru. Turbo desteğini arkasına alan motor 184 HP’lik maksimum güç üretiyor ki, bu uçuş hazırlıkları için oldukça heyecan veriyor. Ama  motorun 1800 ile 4600 d/d arasında sürekli olarak üretebildiği 270 Nm’lik tork tabii bu otomobili taşıyan! Yoksa  kim bekler maksimum güç için 5250 d/d’yi! SLK ile yola çıktığımda aslında daha çevik olmasını bekliyordum. Fabrika verisi 7 sn yetmiyor sanki! Ben dahil 1.5 tonu bulan araç için fazla mı hayal kurmuşum, ne! Kendine gel be adam, 1.8 litrelik motor var bunda! Gözlediğim şu ki, o 7 saniyede de çılgınca değil, oturaklı olarak hızlanıyor SLK. Yoldaki duruşu, dengesi şüphesiz güven aşılıyor. Hani Mercedes-Benz’in karakteristik kaba bir sesi vardır ya, alt devirler boğuk ve tatsız ama üst devirlere doğru çıkıldıkça yırtılmaya başlayan… SLK 200’de de onu dinliyorum.

7G-TRONIC otomatik şanzıman, her hızda mümkün olan en düşük devirde ilerlemeyi sağladığı için 140-150 km/s civarında 1000 d/d ile seyretmek bile mümkün olabiliyor. Viteslerin kolun sola ittirilmesiyle düşürülmesini çok sportif bulmadım ama şanzıman o kadar hızlı, o kadar sarsıntısız ve bir sonraki vitese hazır ki, sportif sarsıntılar yerine bunların keyfini çıkarmayı istiyorum. Comfort’tan Sport moda aldığımda biraz daha heyecanlanıyor ama biraz kudurunca hemen 12 litrelere tırmanan tüketimi daha da artırmak istemiyorum, sakinleşiyorum… Turbo, Mercedes-Benz’de de olsa kontrolü zor bir organ!

Bu kadar coupe kullanımı yeterli, otomobili değiştirmeye karar veriyorum. Aslında tavanın açılma süresini bilsem kırmızı ışıkta beklerken bile format değiştiririm ama işi garantiye alıp uygun bir yerde durup tavan operasyonunu yapıyorum. Ama 20 saniye kadar süren tavan açılışı öncesi epey bir düğmeyi aradığımı itiraf etmeliyim. Ne yapalım, her gün de SLK kullanmıyorum ya! Vites konsolunda bir kapağın altına gizlemişler işte!

Roadsterlerin rijitliği ön cam çerçevesinden anlaşılır. A sütunlarının tuttuğu bu çerçevenin bozuk yollardaki titreşimi, otomobile duyacağınız güveni belirlemeli… Kapalıyken bazı markalardakinin aksine ne mekanik ne de izolasyona bağlı gürültüler gelmeyen tavanı 20 saniyede bagaja gömüp bu anlattığımı denemek istiyorum hemen. Amortisörlerle birlikte teste tabii tuttuğum ön cam çerçevesinin Boğaziçi Köprüsü kadar güçlü durduğunu bir kez daha gözlerimle gördüm. Bir kez daha, çünkü ilk iki SLK jenerasyonunda da durum farklı değildi! Eminim ki üçüncü kuşakta gövde rijitliğini daha da artırmaya yönelik çalışmalar kesin yapılmıştır. Hemen her markanın model yenilerken üzerine basa basa vurguladığı ‘rijitlik ve direnç artırımı’nı Mercedes-Benz’in es geçeceğini düşünmem bile!

SLK’nin az turlu ve direkt tepkili direksiyonu, süspansiyon elemanlarıyla birlikte virajlardaki stabil karakterin temel taşları. Amortisörlerin 17 inçlik lastiklerin maruz kaldığı orta sert darbeleri bile çok iyi absorbe edebildiğini belirtmem şart, ne kadar sportif görünse de bu otomobilde de kapsüle sıkıştırılmış, kendine özgü bir konfor düzeyi hakim… ESP’yi kapatarak arkadan itişin keyfini hissetmek amacıyla biraz agresif kullandığımda kopma ihtimali belirdiğinde ESP’nin izin almadan devreye girdiğini, otomobili çizgisine çektiğini gördüm, gülümsedim… Oynamaya izin yok anlaşılan!

Mercedes-Benz SLK 200, 72.000 Euro’dan başlayan fiyatının karşılığı olarak sportif ruh ve estetiği güven içinde verebilen bir roadster. Tavanı ister açık ister kapalı, hep sürüş iştahı uyandırıyor insanda. Makul kullanımlarda 9 litre civarında benzin tüketimiyle seyredebilen otomobil, biraz azgın sürüşlerde 12 litreyi kolayca bulabiliyor. İlk 1 Yıl/30.000 km bakım maliyeti de 740 Euro olarak açıklanan SLK, üzerinde düşünülmesi gerekli bir roadster.

Fotoğraflar:Fatih Veyseller

 

Yoruma Kapalıdır.