Peugeot 508 GT



Peugeot’nun hali hazırdaki en büyük sedanı olan 508 ile ilgili çok olumlu fikirlere station wagon versiyonundan hazırlıklıydım. Kalite düzeyinin oldukça yüksek tutulduğu, donanımın çok zengin olduğu ve tabii sürüş dinamiklerinin ileri seviyede olduğu bir otomobil olarak aklımda yer etmişti 508 SW. Sedan versiyonun da doğal olarak ondan çok farklı olmasını bekleyemezdim. Orta üst sınıf sedan, hem ağırbaşlı görünümü hem dinamik tasarımı hem de prestijli kimliğiyle etkileyici görünüyor gerçekten.
Model kimliğiyle ilgili bir tereddüt yok ama test için aldığım otomobilin daha önce kullandığı 508 SW’den önemli bir farkı var: elimdeki araç bir top model! Deneme sürüşüm boyunca farkı yaratacak olan da zaten bu! İsminin sonuna eklenen GT, bir donanım seviyesini değil, 508’in performans kimliğini ifade ediyor! 2.2 litre hacimli değişken geometrili turbo dizel motorla donatılmış olan bu versiyon, serinin en güçlüsü, en hızlısı. Peugeot 508’in konfor ya da prestij özelliklerinden çok bunun üzerinde durmak gerek! Dünyanın en önde gelen dizel motor üreticilerinden biri olarak Peugeot, bu verimli dört silindirli DW12 kodlu makinayı kendi modellerinin yanı sıra ortağı Citroen’den başka Land Rover Freelander ve Evoque’da da kullanıyor. Peugeot 508’de 3500 d/d’de 204 HP’lik maksimum güç üretebilen motorun asıl kozuysa 2000-2750 d/d arasında sürekli olarak üretebildiği 450 Nm’lik maksimum torku. Sadece bu rakamlar bile otomobilin ne kadar güçlü bir “sürüklenme cazibesine” sahip olduğunu ortaya koymaya yetiyor.

İnci beyazı otomobilin performans kimliği çok göz önünde değil. Önde ızgarada gizlenmiş minicik GT monogramı dışında ancak ve ancak 18 inçlik jantlarla arkadaki kromajlı çift egzoz çıkışı göreni biraz meraklandırabilir ama geri kalan her noktada sanki 1.6 HDi versiyonuyla aynı görünüyor. Kabine girildiğindeyse sportif koltuklar biraz şüphe yaratabilir. Yüksek yanal desteklere sahip koltuklarda baldır desteklerinin de olması, bu otomobilin hızlı viraj seyirlerine iyi hazırlandığı konusunda fikir uyandırıyor! Belli makamlara uygun, geniş, kaliteli, sportiflik uğrunda konforun da göz ardı edilmediği bir kabin 508’inki. Kokpitteki gelişmiş klima sisteminin yönetimi, biraz küçültülerek bacak bacak üstüne atmalarına imkan tanınmış arka koltuk yolcularına da sunulmuş.

Peugeot 508’de güçlü sürüş dinamiklerine hükmetmek için 6 ileri vitesli otomatik şanzıman yer alıyor. Vitesleri değiştirebilmek için direksiyonun arkasına yerleştirilmiş kollarsa otomobildeki sportif ruhu destekliyor. Tabii kullanmaya gerek duyarsanız! Vitesleri direksiyon üzerinden değiştirmek bir fantazi, siz değiştirmeseniz bile otomobil çabuklukla yapıyor değişimleri! Hep savunduğum üzere, manuel kullanabilme imkanı en çok da yavaşlamalarda kompresyondan yararlanmak için gerekli ama olmasa da olur! Pazarlama detaylarından biri sonuçta!

 

Sürüş sırasında dikkatimi çeken bir durum var, 235/45 R18 ebatlı performans tipi lastiklere karşın otomobilde şaşırtıcı derecede yüksek bir konfor seviyesi hakim. Mükemmele yakın yol tutuş özellikleri gösterebilen otomobil, konfordan da taviz vermiyor. Zaten bu dengeyi sağlayabilmek nemli bir başarı. Bozuk yol yüzeylerinde dahi yoldan gelen darbeleri iyi absorbe eden amortisörler, kabindeki huzuru korumakta başarı gösteriyor.

Özellikle motor soğukken bir traktör edasıyla gürültülü sesler yayıyorsa da motor biraz ısındığında gürültüsü sakinleşiyor. Zaten kapılar kapatıldığında bütün dizel gürültüsü dışarıda kalıyor. Kalkıştan itibaren güçlü bir ivmelenme sergileyen otomobil, yol ve sürücü müsaitse tereddütsüz olarak 200 km/s üzerine çıkabiliyor. Otoyolda eriştiğim bu hızda devir saatinde gözlediğim 3300 d/d seviyesi, motorun o sırada ne kadar sakin olduğunu ortaya koyuyor. Kalkışlarda gaz tepkileri sakin ama hızlı olan 508, tam gaz sürüşlerde hızlanmasını istikrarla sürdürüyor. Bunlar yaşanırken gözümün önüne en sağ şeritten arkadandın masmavi dumanlar atarak ilerleyen 20 yıl öncesinin dizelleri geliyor! ‘Nereden nereye’ dememi fırsat bırakmadan olanca aağırlığına karşın 8.2 saniyede 100 km/s’yi geride bırakıyor “ağır abi”!

Bu otomobil elbette ki, performans hünerleri sergilemek için tasarlanmamış. Arzu edildiğinde gösterebilme yetisine sahip ama öncelikleri prestij ve konfor. Performans ise bu unsurların ardında saklı. O yüzdendir ki bu otomobilde mekanik park freni yok, elektro hidrolik fren park ettiğiniz an devreye giriyor. Harekete geçerken de gaz pdalına basınca otomatik olarak açılıyor. Ama şahsi fikir olarak mekanik park frenini tercih ederdim.

 

Peugeot 508’in ağırlığı 1540 kg ama sürüş deneyimlerim sırasında bu yüksek ağırlığı hissettirecek en ufak bir hantallık fark etmedim. Yaklaşık 1000 kilometrelik deneme sürüşüm süresince pek de keşke dedirtmeyen otomobil çok güven vericiydi. Büyüklüğü şehir içi kullanımda pek alışık olmadığım boyutlarda olduğundan kişisel olarak çok da hoşlandığım ölçekte değildi ama önde ve arkada vazife başında olan hassas park destek sistemi, sınırlı alanlarda bile hatasız manevra yapabilmeye imkan tanıdı. Peugeot’nun 2000 yılında başladığı HDi harekatı, 10. yılı biterken en verimli döneminde. 1.4, 1.6, 2.0, 2.2 ve 3.0 litrelik PSA dizel motorlarda kullanılan yüksek basınçlı direkt enjeksiyon teknolojisi HDi, hem etkili performans hem de düşük tüketimi bir arada sağlayabiliyor. Gerçi otomobilin kataloğunda 8.0/4.4/5.7 litre gibi değerler verilmiş ama şehir içi kullanımda 9.0 litrede kalan 100 km tüketim ortalaması, sabit ama pek de düşük olmayan hızlarda yaptığım otoyol sürüşlerinde 5.0 litre olarak gerçekleşti. Doğrusu, otomobilde öyle bir akıcılık var ki, daha düşük değerleri de elde edebilmeye olanak sunmasına karşın iradem buna izin vermedi!
Liste fiyatı 155.742 TL olan Peugeot 508, Şubat ayı boyunca kampanya dahilinde 150.268 liradan satılıyor. Ama tabii açılır tavandan alarm paketine, opsiyonel 19 inçlik jantlardan masajlı ve ısıtmalı deri koltuklara tüm ekstralar bu fiyatı biraz daha yükseltecektir.

Yoruma Kapalıdır.