Yolculuklar nasıl şenlendi?



Otomobiller ilk icat edildiğinde, onlardan kendilerine “şeytan icadı” denilmesine yol açan motor gürültüsünden başka bir ses duymak mümkün değildi. Ama önce radyo, ardından da araç telefonu yolculukları şenlendirdi…
Ay yüzeyinde insanlığın ilk adımlarını atan astronotların sesini dünyaya ulaştırmaktan daha önemli ne olabilir ki? Dönemini de hesaba katınca buna eşdeğer bir teknolojik başarı bulabilmek gerçekten zor. Ama gündelik hayattaki fonksiyonelliğini de hesaba katınca bu başarının sahibi olan Motorola’nın yıllarca önce tarihe damgasını vuran çok daha önemli bir icadı vardı: otomobil radyosu! Aslında 1923’te Amerika’da Springfield’da bir şirket ev radyosunu otomobillerin içine yerleştirebiliyordu. Hatta 1922’de Chicago Lane Koleji Radyo Kulübü Başkanı George Frost, Ford T-Model otomobiline kendisi radyo yerleştirmişti. Ama otomobil radyosu diye bir kavram yoktu bile… Sadece dönemin gözde teknoloijisi radyo için düzenlenen fuarlarda hayalinden bahsedilirdi.


Amerikalı Paul Vincent Galvin, kardeşi Joseph ile 25 Eylül 1928’de Chicago’da kurduğu Galvin Manufacturing Corporation ile tarihin ilk otomobil radyosunu geliştirmişti. Bu icadın ardından Galvin Manufacturing Corporation, “motor” ve seslenmeyi çağrıştıran “ola” (İspanyolca’da da merhaba) kelimelerinin birleşemiyle hareket eden sesi imgeleyen Motorola markasına dönüşmüş, daha sonra da bu alanda adımlarını büyütmüştü. Araç radyoları, Motorola firmasının otomobil sektöründe tek adımı olmakla kalmayacak, sonraki yıllarda güvenlik ve polis teşkilatı için devrim yaratacak ürün olan ilk otomobil telsizi ve ardından da otomobil telefonunu üreteceği yolda attığı ilk adım olacaktı.


Illinoisli Paul Vincent Galvin, Galvin Manufacturing Corportion’ı ilk kurduğunda beş çalışanla faaliyet gösteriyordu. Durumları hiç parlak değildi, hatta kiralarını bile ödeyecek paraları yoktu. Bina sahibinin avans vermesiyle çalışan ekip, öncelikle ev radyoları üretimi üzerinde yoğunlaştı. Paul Galvin, başka firmaların taklit etmesinden çekiniyor, hatta ürünlerinin üzerine kendi markalarını yapıştırıp sattıklarını görüyordu. Ekonomik durum küresel bir krize doğru gidiyor, satışlar düştükçe düşüyordu. 25 Ekim 1929’da yaşanan ve dünya ekonomisine “Kara Cuma” olarak günle başlayan Büyük Buhran, satışların dibe vurmasına ve fiyatların aşağı çekilmesine yol açmıştı. Böyle bir atmosferde çıkış arayan Galvin, otomobillere ancak çok yüksek fiyatlarla özel üretim olarak yerleştirilebilen niş araç radyolarını seri üretmeyi planladı. Bakir bir pazarda kendi markasıyla üretime başlayan Paul Galvin, 1930’da Motorola firmasını ve ilk seri üretim otomobil radyolarını tanıttı. 1931’den itibaren bayilikler veren motorola, aynı yıl ürettiği gelişmiş güç kaynağı sayesinde başarısını iyice artırdı. 1933’te arızalar nedeniyle tamire gelen binlerce radyo, epey baş ağrıtsa da Motorola iki yeni model daha tanıttı. Artık herkes otomobilinde bir ses istiyordu. Bu gerçek bir devrimdi. Kanada’da Canadian General Electric 1932’de araç radyolarını tanıtırken Almanya’da yine 1932’de Blaupunkt ilk otomobil radyosunu tanıttı. 1934 yılında da İngiltere’de Hillman Melody Minx markasıyla otomobile yerleşik ilk radyo görüldü. Ama Avrupa’da araçta radyo dönemi başladığında Amerika’da en az 100 bin otomobil radyolu olarak satılmıştı bile! Dahası, bunlar olurken Amerika’da en az 100 otomobil radyosu markası vardı!

Be Sociable, Share!

Yoruma Kapalıdır.