Trafikte din ve emperyalizm unsuru (!)


Trafik kimi ülkelerde yolun sağından, kimilerindeyse solundan akar. Ve otomotiv endüstrisine yüksek maliyetlerle iki farklı rejyona göre üretim yaptıracak kadar büyük olan bu bölünmede orta yol bir türlü bulunamaz! Tuhaf görünse de ardındaki nedenler çok köklü… Aslında bu, dünyanın çok renkliliğinden daha şaşırtıcı bir ayrımın sonucudur. Motorlu taşıtlar henüz ortalıkta yokken yollar, bulvarlar, caddeler taştan topraktan bile olsa trafiğin bir akış düzeni vardı. Savaş meydanları hariç kent kasaba yol akışlarında belirlenmiş prensipler uygulanırdı. İlginçtir, bu prensiplerden büyük çoğunluğu önce ihtiyaçlarla doğup sonra inanç baskısıyla keskinleşti, ayrıştı ve halen de maliyetlerine karşın kültürel birer simgeymiş gibi uygulanıyor. Trafik akış yönü, sıradan bir şey gibi görünmekle birlikte aslında motif motif bölünmüş bir dünyada emperyalizm sembolüdür!
Tarihçilere göre insanlık ilk var oluştan itibaren yaygın olarak sağ elini kullanmış. Gen hatası sonucu oluştuğu açıklanan solaklık, insan nüfusunda her zaman azınlıkta kalmış. Geçmiş yüzyıllarda insanlar, ama at üstünde, ama yürürken karşıdan gelenin dost mu yoksa düşman mı olduğunu anlamak ve olası bir saldırıda solu emniyete alıp sağ elle silahını kullanabilmek ya da -niyeti bozuksa!- saldırabilmek için yolun hep sağından ilerlemeyi tercih etmiştir. Bu alışkanlık, çeşitli süreçlerin ardından günümüzde trafiğin yaygın olarak sağdan akmasına kadar gelmiş. Ama yerleşik trafik akış yönünü belirleyen unsur din olmuş!
Papa solu işaret ediyor!
Geçmişten gelen katı dinsel kurallar, kimi zaman mecburiyetleri bile görmeyi engelleyebilmiş. 1300’lü yıllarda Papa 8. Boniface’nin “Bütün yollar Roma’ya çıkar” diyerek hıristiyanlara günahlarından arınmaları için -bugünkü- Vatikan’a gelmeleri çağrısında bulundu. Ama Roma’nın yolları çok iyi durumda olmasına karşın o yıl 2 milyon hacının yükünü kaldıracak durumda değildi. Roma’ya gelecek katolik hacıların yolda karmaşa yaratmamaları için yolun solundan ilerlemeleri talimatını vermesi, insanlığı ikiye bölerken günümüze kadar sürecek bir “trafik” alışkanlığını da yaratır. O. Bunun üzerine yollarda karmaşa çıkmasını önlemek isteyen Papa Bonfice, yolun solundan gidilmesi gerektiğini de belirten bir çeşit trafik yasası çıkardı. M.S. 1300 yılında trafikte soldan seyahat etmeyi zorunlu hale getiren Papa Bonfice, modern anlamda trafik kurallarının temellerinin atılmasını sağladı. Böylece, dünya nüfusunun 3’te 1’i ‘İngilizlere özgü’ olarak bilinen bu sistemle trafikte seyahat eder hale geldi.

Fransız isyancılar sağda kalıyor!
Bu talimata en ciddi direniş, 1789’daki Fransız Devrimi sırasında liderlerden Maximillien Robespierre’den gelmiş. Katolik Kilisesi’ne ve Papa’nın otoritesine karşı girişilen Reform hareketinin sonucunda doğan protestanlığın koyu savunucularından Robespierre, katolik kilisesine meydan okuyan protestanlara yolun sağından ilerlemelerini emretmiş.
Fransa’da bu uygulamanın yasalaşması, asında kendisi de bir solak olan Napolyon’un ikmal arabalarına verdiği emirle kesinleşir. Bu iki önemli gelişmenin ardından Fransa’da trafik sağdan akmaya başlar!
Buna karşılık Manş’ın karşısında İngiltere’deyse trafik yönü, papanın yüzlerce yıl önce verdiği talimatla sadık kalınarak soldan tercih edildi. İngiltere, sömürge seferlerinde egemenliği altına aldığı her yere de bu trafik adabını beraberinde taşıdı. Britanya toprakları dışında Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan gibi sömürgelerinde yoğunlukla İngiliz malı otomobiller ve diğe araçlar kullanıldığı için mecburen soldan akan trafik benimsetildi. Malta’dan Kıbrıs’a, Güney Afrika ülkelerinden Endonezya’ya, Okyanusya’ya İngiliz sömüngeciliğinin altına giren bütün ülkelerde trafik halen soldan akıyor. Onlar sol elleriyle vites değiştirip sağ elleriyle direksiyonu, dolayısıyla otomobili daha sağlam tuttukları iddiasındalar…
Japonya’da samuray kültürü baskın
Hiçbir zaman İngiliz işgali altına girmemesine karşın Japonya’da trafiğin neden soldan aktığıysa geleneksel nedenlere bağlanıyor. 1603-1867 arası 250 yıldan fazla dış dünyaya kapalı olan Japonya’da samurayların ayrıcalıkları bu ayrımı netleştirmiş ve bu alışkanlık günümüze kadar ulaşmış. Silahlarını daha rahat kullanabilmeleri için soldan yürüyen samuraylara özenen halk da soldan yürümüş. Alman doğabilimci Engelbert Kaempfer, 1700’lerin başında yazdığı Edo Seyahat Alışkanlıkları kitabında (Edo, Tokyo’nun eski ismi) şehre gidenlerin soldan yürüdüğünü, şehirden çıkanlarınsa sağdan yürüdüğünü belirtiyor. Bu alışkanlığın, geleneklerine bağlı modern Japonlarda da trafik yönünü belirlemekte zorlandığı pek düşünülmüyor!
Peki bu akıştan İngiltere ve Japonya memnun denebilir mi? Her ne kadar muhafazakar tavırlarını korusalar da Avrupa’ya uyum sağlamak için İngiltere’de 1960 yılında trafik akış yönünü değiştirmek için çalışmalar yapılmış, ancak bu değişimin milyarlarca pound’a mal olacağı ortaya çıkınca, bu fikirden vazgeçilmiş. Japonya’da ise, soldan direksiyonlu “ithal” araçlar kullanmak bir prestij sembolü olarak kabul ediliyor. Yani değişim için nedenler var ama İngiltere ve Japonya’da çok yüksek maliyet, Hindistanda ise hem ekonomik hem de 1 milyara yaklaşan nüfus nedeniyle böyle bir değişimi gerçekleştirmek imkansız görünüyor!

Şerit değiştirmek serbest(!)…
Genel toplamda bakıldığında farklı zamanlarda da olsa İtalya, Çin, Kanada, Macaristan, İsveç, İzlanda ve ABD gibi birçok ülke trafiğin akışını soldan sağa değiştirirken sistemi sağdan sola değiştiren tek örnek ise Japonya’nın güneyindeki adası Okinawa olmuş. 1978 yılında ülkeyle uyum sağlanması için trafik akışı sola alınmış. Çin ve Macaristan, 1940’lı yıllarda trafiği soldan sağa aldılar. İsveç’te ise 1955 yılında düzenlenen halk oylamasında yüzde 82.9 oranında ‘hayır’ cevabı çıkmasına rağmen, parlamento 1963 yılında trafik akışını soldan sağa değiştiren yasayı onayladı. 3 Eylül 1967 tarihinde başlatılan yeni uygula öncesi 4 saat boyunca resmi araçlar hariç bütün taşıtların trafiğe çıkması yasaklandı. Böylece, araçların büyük bir çoğunluğu soldan direksiyonlu olan İsveç; sınır komşuları Norveç, Finlandiya ve Danimarka’da uygulanan trafik sistemiyle uyum sağlamış oldu.
Karayip adalarında ise trafik soldan akmasına rağmen araçların büyük bir çoğunluğu olması gerektiğinin aksine soldan direksiyonlu. Bunun nedeni ise kullanılan araçların büyük bir çoğunluğunun ABD’den ithal edilmesi.
Bugün trafik dünyanın %66.1’inde sağdan, 33.9’unda soldan akmakta. Zaten dünya yollarının da %72’si trafik sağdan akacak şekilde imar edilmiş durumda.

Yorum Yok