Amaan petrol


Özellikle Sanayi Devrimi’ni izleyen 150 yılı aşkın zamanda tüm dünyayı etrafında döndüren bir ekonomik ve siyasi güç kaynağı olageldi. Petrol uzun jeolojik süreçlerde karmaşık fiziksel ve kimyasal işlevler sonucunda oluşmuştur. Eski Ortadoğu’da petrol, Amerikalılar’ın ve Avrupalılar’ın onu fark etmeleri ve ticarileştirmelerinden çok önce kullanılmaya başlanmıştı. Petrol henüz küresel gücün arzuladığı bir nesne değilken bile, Babilliler ve Asurlular arasında bir savaş sebebi oldu. Sümer, Asur ve Babil uygarlıkları, petrolü stratejik bir hammadde olarak kullandı. Daha o dönemde bile ticari değeri olan petrolle ilgili düzenlemeler yapıldı. Hammurabi Kanunları’nda, gemi kalafatlamasında kullanılan petrol ve türevi maddelerle ve bu alanda çalışanların ücretlerine ilişkin hükümlere yer verildi. Dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen Babil’in Asma Bahçeleri’nin yapımında zift yani petrol türevi kullanıldığı tespit edildi. Petrolü ilk keşfeden ve kullananlar M.Ö. 3 binli yıllarda Mezopotamyalılar olmuş. İlk sızıntıların olduğu daha doğrusu fark edildiği yer ise Fırat üzerindeki Hit bölgesi, yani bugünkü Bağdat.

Ateşe mi petrole mi taptılar?

Toprak yüzeyine sızan petrol, bir yol şeklinde uzun süreli yandığı için Ortadoğu’daki ateşe tapma geleneği de buna dayandırılıyor. Ayrıca bir petrol yatağı olan Bakü, Zerdüşt dininlen olanların taptıkları “ebedi ateş sütunu” topraklarıdır. Bu ise petrol sızıntılarının olduğu yarıklardaki alev alan gazın neden olduğu şeydir. Bitumen adı verilen petrol inşaat malzemesi olarak da kullanılıyordu. Babil’in Asma Bahçeleri’nin yapımında petrolden istifade edildi. Gemi kalafatında kullanıldığı bilinen petrolün Nuh’un Gemisi’nin ve Musa’nın sepetinin su geçirmez hale getirilmesinde de kullanılmış olabileceği tahmin ediliyor.

Daha yakın tarihte petrolle ilgili ilk kayıtlara Heredot döneminde rastlanıyor. Eski Yunan’da Heredot, M.Ö. 450’de Tunus ve Yunan Adaları’nda petrol sızıntılarından bahseder. Bu ilk dönemlerde petrol hastalıklarda ilaç olarak, su yalıtım malzemesi olarak ya da savaşlarda yakıcı madde olarak kullanılmış. Hatta ünlü Rum Ateşi (Grejuva Ateşi) adı verilen silah da petrolün yanıcılığının savaşlarda ilk kullanıldığı uygulama olarak tarihte yerini almıştır. İlkel yapıda olsa da o dönemin savaşlarında çok etkili olabilmiştir. Kömür, kükürt ve zift karışımından oluşan ilk kimyasal silah olan Rum Ateşi M.Ö. 423’de Peloponez Savaşları sırasında kullanılmıştır. Daha sonra M.S. 660’larda zift, reçine, kükürt, nafta, kireç ve güherçile ile Yunan Ateşi zenginleştirilmiştir.

İlk petrol kuyusu Fransa’da

İlk petrol kuyusu 1745’de Fransa’da Pechelbronn’daki petrollü kumlarda açılmış. Kral XV. Louis tarafından de la Sorbonniere isimli şahsa lisans verilmiş, bu şahıs dünyanın ilk petrol rafinerisini de kurmuş. 19. yüzyıl ortalarına kadar petrol üretimi ilkel yöntemlerle sürdürülmüş, asfalt, ham petrol ve yağ olarak üretilip kullanılmış. Ama Sanayi Devrimi ile birlikte petrolün önemi her zamankinden daha yükselmiş. 1857’de ABD’de Albay Drake tarafından Pennsylvania’da ilk petrol üretim kuyusu açılmış.

“Bir damla petrol bir damla kandan değerlidir”

19. yüzyılın sonlarında başlayan tekelleşmeler 20. yüzyıla da damgasını vurdu. 1. Dünya Savaşı öncesinde “Bir damla petrol bir damla kandan değerlidir” diyen Churchill, Osmanlı’ya bağlı topraklarda petrol arama faaliyetine girdi, petrol ticaretini kontrol etmeye çalıştı. Almanya da Bağdat-Berlin demiryolu ile civardaki petrol yataklarını kontrolü altına almak istiyordu. Ortadoğu petrollerine ilk yönelimler bu dönemde başladı ve bundan sonra da petrol, Ortadoğu halkının acı çekmesine sebep olan savaşların itici gücü oldu. 1. Dünya Savaşı’yla birlikte bu topraklar ve petrol, Osmanlı hakimiyetinden koparılarak emperyalist ülkelerin himayesine sokuldu. 2. Dünya Savaşı’nın çıkışında da petrol önemli rol oynadı. Japonlar, Pearl Harbour’a Doğu Hint Adaları’ndaki petrol kaynaklarını elde tutmak için saldırdı. Hitler’in Sovyetler Birliği’ni işgal etmesindeki en önemli etken gene Kafkasya’daki petrol yataklarını ele geçirmekti. Saddam’ın 1. Körfez Savaşı’nın bahanesi olan Kuveyt’i işgalinde sebep gene petroldü. Amerika’nın Avrupalı müttefiklerini yanına alarak Körfez Savaşı’nı başlatmasının sebebi, Kuveyt halkını Saddam’ın işgalinden kurtarmak değil, Kuveyt petrollerini Saddam’a kaptırmamaktı. Keza 11 Eylül’ü bahane ederek başlattığı Ortadoğu’ya kan dökerek demokrasi götürme girişimi tüm bölgeyi ve bölge zenginliklerini kontrolü altına alma hevesinden başka bir şey değil.

İşte petrol, insanlık tarihinde bu kadar değerli. Ama yine de bütün bunlar, benzin ve motorini en pahalı kullanan ülke olmamızın nedeni değil!..

Yoruma Kapalıdır.