Sandero ECO-G LPG banner

Hyundai Elantra 1.6 MPi


Güney Koreli dünya devi Hyundai, C segmentindeki bestseller sedanı Elantra’yı makyajla güncellemişti. Süslenip güncellenen Elantra, acaba eski nesil motoruyla yeni teknolojileri kullanan rakiplerinin karşısında zorlanabilir mi? Hyundai Elantra 1990 yılından beri üretilen rüştünü dünyanın birçok pazarında ispat etmiş bir kompakt sınıf sedan modeli. Toyota Corolla ve Honda Civic takipçisi olarak 25 yıl boyunca bugüne dek 6 birbirini takip eden karoseri nesliyle üretildi. Dünyanın birçok pazarlarında alıcı buldu ve Hyundai’nin en çok satılan modeli oldu. Avante, Lantra, Elantra veya i40 Sedan adlandırmalarıyla 25. yılında bir kez daha tazelendi. Testini gerçekleştirdiğimiz otomobilin ilk hali, 2015 yılı sonunda tanıtılmıştı. Bu esaslı bir makyajın eseri.

Altıncı neslin makyajlı modelinde kalite çıtası da “bir tık” yükselmiş gözüküyor. Ancak otomobilin önünde ve arkasında yapılan kapsamlı değişikliklerle sanki daha kompakt bir algı yaratılmış. Ölçüler ve yürüyen aksam birebir aynı olmasına rağmen özellikle yeniden tasarlanan optik bölümleriyle otomobil küçülmüş, hatta daralmış izlenimi veriyor. Agresif bir ön yüze ve otomobilin arkasına doğru yumuşak ve sportif çizgilerle uzayıp son bulan akıcı hatlara sahip olan makyajsız 6 nesil, açıkçası daha estetik dokunuşlara sahipti. C sınıfı standartlarında kalan ölçülerine rağmen bir üst sınıfa aitmiş gibi bir algı yaratan iri tasarım modelini, 4 yıl sonra gelen makyaj harekatıyla tırpanlamış Hyundai… Gerçi gerek dış, gerekse iç tasarımla ilgili söylenebilecek hiçbir olumsuz ayrıntı bulamıyorsunuz. Her yeni çıkardığı modeliyle kalite çıtasını da yükselten Hyundai, son yıllarda en yakın rakibi olan Japon markalarına da satış konusunda epey rekabet gücü sağlamaya başladı. Ancak bu derin rötuşlarla gençleştirilen Elantra, tabii ki bir yeni Corolla değil… Yeni Focus ve Mégane Sedan da değil ama ilginç bir alternatif yaratıyor. Ne Mégane gibi süslü bir arkası var, ne de Focus gibi Avrupai bir tasarım diline sahip; daha çok… sanki Skoda Octavia gibi bir algı yaratıyor. Bagaj kapağı arka camla beraber açılmıyor olsa da gövde sanki liftback formlu. Zaten Türkiye piyasasında C sınıfı sedan deyince bu üç birbirine benzer dışında bir de Egea Sedan mevcut. Onu da her ne hikmetse bütün kriterleri karşılasa bile C sınıfından saymıyorlar. Yani kısacası makyajlı Elantra, halefinden daha sade ve kişiliğini yitirmiş gibi geldi bu sefer… Kafalar biraz karışmış mı ne?

Makyajlı Elantra’da kullanılan benzinli motor, üzerinde iyileştirmeler ve geliştirmeler yapılmış bir Hyundai klasiği… 127 HP-155 Nm maksimum çıkış değerlerine ulaşan optimum güç / tork grafiği çizen bu makinede, manuel kullanım imkanı da sunan tork konvertörlü otomatik şanzıman donanımlı modellerde 155 Nm maksimum tork değerine 4850 devir/dakika’da ulaşıyorsunuz. Benzin motorlu araç satın almanın amacı, mutlaka ki tüketim değerlerinin düşük ve kabul edilebilir toleranslar dahilinde olması yanında, otomobilin çok da fazla kullanılmayacağını, en azından yılda 8-10 bin km üzerine çıkmayacak ihtimali taşımasıdır. Artık hibrid ve dizel motor yanında turbo beslemeli cüce motorların ekonomik kullanıma hitap etmesi açısından tercih edildiğini biliyoruz. Test ettiğimiz Elantra, çeşitli şartlarda kullanıldı ve 100 km ortalamasında 4,8 ila 7,2 litre / 100 km aralığında sonuçlar elde ettik. 1.6 litrelik klasik bir 16 süpaplı motor için bu tüketim değerleri hala makul sınırlarda bulunuyor.

Bu sınıfta birbirine benzer özelliklere sahip, neredeyse aynı performans ve tüketim değerleri çıkartan farklı markaların mücadele ettiği modeller bulunuyor. Aslında yepyeni veya yenilenmiş (!) bir otomobilin testini gerçekleştirirken bu gerçeğe odaklanıp acaba Elantra ortaya farklı ne koyabiliyor diye sorgulama yoluna gidiyorsunuz. Belki de kompakt sedan karoserli rakiplerinin en şık tasarımına sahip olduğunu düşünüyorsunuz ancak şıklık tüketicinin zevkine göre değişen bir kavram olduğundan o seçeneği eliyorsunuz. Motor, tüketim ve yol tutuş özellikleri ciddi anlamda sınıf ortalamalarının üzerinde, “peki ama ne amaçla Hyundai Elantra’yı tercih etmeliyim?” sorusuna vereceğiniz cevap 170.400 TL fiyat etiketini karşılamanızı sağlayacaktır. Bu sefer de aynı segment ve donanımdaki rakip firmaların web sitelerini teker teker inceleyip donanım ve fiyat oranlarını titizlikle irdelemeniz gerekiyor. Atmosferik benzinli motor seçeneğini sunabilen, yüksek donanımlı, klasik tork konvertörlü otomatik şanzımana sahip, yeterli kalite unsurlarını ve en yeni tasarım modasını karşılayabilen en hesaplı modeli Yeni Elantra 1.6 Plus Elite ile karşılaştırdığınızda, 4 yıllık tasarım geçmişine sahip en yakın yerli üretim rakibiyle arasında 27 bin TL fiyat farkı bulunduğunu fark ediyorsunuz. Ancak Elantra sedan karoserli kompakt C sınıfı pazarında ikinci düşük fiyat etiketinesahip otomobil olarak yerini alıyor. Üstelik sunabileceği en yüksek donanım zenginliği eşliğinde…en yakın rakibi ise Toyota Corolla!

 

Peki Yeni Elantra’nın hiç mi olumsuz tarafları bulunmuyor? Tabii ki ufak tefek eksikler fark ettik ancak bunlar çok titiz kullanıcıların dikkat edebileceği ve kafaya takabileceği türden kusurlar olabilir. Örneğin ergonomik tasarlanmış merkezi kontrol ekranı dahil, tüm düğmeler ve dokunmatik kumanda yüzeyleri verdiğiniz komutlara hep birkaç saniyelik gecikmeyle cevap veriyor. Direksiyonun üzerindeki ses açıp kapatma düğmeleri bile aynı durumda çalışıyor. Makyajlanmış modelde yalnızca sürücü tarafındaki cam açma düğmesine tek dokunuşla açılıp kapanma eklenmiş. Kona’daki rahatsızlıklar! Katlanabilen aynalardan yağmur ve aydınlatma sensörlerine, navigasyondan hız sabitleme sistemlerine kadar dolu olan böyle bir otomobilde, dört cam otomatiğinde tek dokunuşla açılabilme özelliğinin bulunmaması çok şaşırtıcı. İklimlendirme ve havalandırma sisteminin kusursuz işlediğini ve otomobili sürerken camları açıp kapatmanın ne kadar sıklıkla uygulandığını düşününce belki de tek dokunuşla açılıp kapanan camların çok da önemli olmadığının farkına vardım. Ancak yine de ilk anda yadırgayabiliyorsunuz. Rakiplerde var zira…

Ateşli karaktere sahip olmayan motor pek sürüş coşkusu sağlamıyor. Bugün artık kalkıştan itibaren turboyla “ittirilen” minicik motorlarda bile güçlerin çılgınca yükseldiği günümüzde eski nesil Hyundai motoru eskilerin deyimiyle “sağır” gibi kalıyor. Alt devirler gayet cansız, sakin sürüşlerle tam bir emekli otomobili gibi. Sürüş modunu değiştirseniz de makinenin enerjisi belli, pek bir şey değişmiyor. Gaz tepkileri zayıf, belli ki gövde de ağır geliyor. Böyle olunca gösterge tablosundaki karbon kevlar desenli kadranlar havada kalıyor. Tabii tercihi bir otomobilden ne beklediğinizi bilerek yapmalı. Motorun şanzımanla ilişkisine geldiğinizde; 6 oranlı tork konvertörlü klasik bir otomatik şanzıman sistemi motorla genelde uyumlu çalışıyor. Vites seçici kolu üzerinden oranları azaltıp yükseltiyorsunuz. Zira direksiyon arkasında vites değiştirmeye yarayan kulakçıklar bulunmuyor. Ancak gaz pedalının ani tepkilerine iyi cevap verdiği söylenemez. Japon markalarındaki CVT otomatik sistemlerine benzer tepkilerle karşılaşıyorsunuz. Bu da biraz motorun gücüyle bağlantılı. Motor sesinin de bu kick down krizlerinde epey yükseldiğini eklemekte fayda var. Bu nispeten dinamik sürüş özelliklerine ve yol tutuştaki mükemmele yaklaştırılmış duruma 17 inçlik performans lastikleri de katkı sağlıyor. Ayrıca bu düşük profilli lastikleri taşıyan alaşım jantlar hem sportif, hem de otomobilin çağdaş ve agresif tasarımına görsel katkı sağlıyor. Koltuk döşemeleri, kokpit malzemeleri ve otomobilin ergonomisi başarılı, materyaller makul kalite özellikleri taşıyor. Sade, abartısız ve her ihtiyacınızın elinizin altında yerini aldığı kabinde, aydınlık ve ferahlık hissi de tatmin edici. Makyajsız bir önceki modelde açılır cam tavan veya sunroof ilave donanım listesinde bile bulunmazken yeni Corolla gibi, makyajlı Elantra da açılır tavan opsiyonuna sahip. Ancak malum, bu tip unsurlar otomobilin fiyatını arttıracak ve rekabet şansını kısıtlayabilecek kalemler ve tüketicinin olmazsa olmazlarından değiller.

Hem göze hem de keseye hitap eden sedan karoserli bir kompakt otomobil satın almayı düşünen tüketicilerin, Yeni Elantra’yı da seçenek listelerine eklemelerini öneririm. Otomobilin verdiği güven ve kalite hissi de uzun yollar yapma hevesini kamçılıyor.

+ Akıcı ve konforlu sürüş

+ Zengin ekipman ve sürüş konforu

+ Başarılı yalıtım

+ Çok iyi aydınlatma sistemi

– Zayıf motor tepkileri

– Cansız alt devirler

– Tork konvertörlü otomatik şanzımanın gecikmeleri

– Ekipman ve ergonomi ayrıntılarındaki şaşırtıcı eksiklikler

– Start&stop sistemi yok

 

Yakıt tipi: Benzin

Motor hacmi (cc): 1591

Motor gücü (HP/d/d): 127@6300

Maksimum tork (Nm/d/d): 155@4850

Vites kutusu: 6 ileri otomatik

Maksimum hız (km/s): 195

0-100 km/s hızlanma (sn): 11.6

Tüketim (şehiriçi/şehir dışı/karma) (lt/100 km): 8.8/5.5/6.7

Ağırlık (kg): 1295

U/G/Y (mm): 4620/1800/1450

Aks mesafesi (mm): 2700

Bagaj hacmi (lt): 458

Yoruma Kapalıdır.