Kia’dan üç model lansmanı



Geçtiğimiz hafta kapılarını 84. kez açan Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarında Kia, 3 farklı prömiyere imza attı. Güney Koreli üretici yenilenen c’eed’in yanısıra, elektrikli Ray EV’nin Kore’deki ve Track’ster konseptinin Amerika’daki dünya prömiyerlerinin ardından, Avrupalı otomobilseverlerle ilk kez Cenevre’de buluştu. İlk jenerasyona göre daha sofistike, daha verimli, daha sade ve daha iyi bir sürüş deneyimine sahip olan yeni cee’d, Kia’yı Avrupa’nın önde gelen otomotiv markaları arasındaki yerini daha da sağlamlaştırması hedefleniyor. 2007 yılında piyasaya sürülen ilk jenerasyon cee’d, Kia için bir dönüm noktası olmuştu. Avrupa’da tasarlanan, geliştirilen ve üretilen cee’d, Kia’nın yer edinmiş markalara karşı ciddi bir rakip olduğunu kanıtlayan ilk model olarak tarihe geçti. Kia Motors Avrupa, COO’su Paul Philpott “Piyasaya çıkışından bu yana, cee’d ailesi Batı Avrupa’da 430.000’den fazla satış kaydetti, otomobil severlerin markamıza dair algısını değiştirdi. Kia ürün gamında bulunan yeni nesil Picanto, Rio, Soul, Venga, Sportage ve Sorento modellerimizin tasarım ve satış adetleri bakımından başarısı, cee’d tarafından yaratılan algı ve etkiye çok şey borçludur” yorumunu yapıyor. Yeni Kia cee’d, Avrupa’da 2012’nin ikinci çeyreğinden itibaren satışa çıkacak ve Kia’nın Avrupa’daki satışlarını daha yukarılara taşıma konusunda önemli bir rol oynayacak.

Daha uzun, alçak ve daha şık
Selefinden daha uzun ve daha alçak olan yeni cee’d, bu sayede daha sportif bir profile kavuştu. Yeni Kia cee’d’te toplam uzunluk 50 mm kadar artırılmış ve 4310 mm’ye ulaşmış. Yeni cee’d, 2650 mm’lik dingil mesafesiyle C segmentinin en uzun araçlarından biri olurken otomobilin şık silueti, Kia’nın Namyang, Kore’deki Ar-Ge merkezinde bulunan son teknoloji rüzgar tünellerinde 100 saatin üzerinde bir çalışma ile şekillendirilmiş. Boyuttaki değişimler kabini daha ferahlatırken ön koltukta oturanlar, 12 mm daha fazla baş mesafesine, 21 mm daha fazla ayak mesafesine ve arkada oturanlarda 5 mm daha fazla omuz mesafesine sahip oldu. Bagaj kapasitesiyse, 380 litreye çıkarılarak % 12 artırılmış.

Altı vitesle yönetilen güçlü ve verimli motorlar
Kia mühendisleri, yeni cee’d’i geliştirirken, motorun tepkisinden veya güç çıkışından ödün vermeksizin yakıt tüketimi ve emisyon konularına daha fazla odaklanmış. Yenilenmiş motorlar ve çeşitli küçük ama etkili değişiklikler, tüm model serisinde ortalama % 4 yakıt tüketimi gelişimi sağlamış. Yeni Kia cee’d, 90’dan başlayarak 135 HP’ye kadar güç çıkışı sunan geniş bir motor seçeneği ile satışa sunulacak. Benzinli motorlar, 1.4 lt 100 HP ve 1.6 lt GDI 135 HP olurken, dizel motorlar ise 1.4 lt 90 HP, 1.6 lt 110 HP ve 1.6 lt 128 HP seçenekleriyle satışa sunulacak.

Kia’nın elektriklisi Ray EV
Kia Motors, tek bir şarj ile 139 km’ye (86 mil) kadar gidebilen sıfır emisyonlu şehir aracı olan Kia Ray EV’nin lansmanını ilk olarak 2011 yılı Aralık ayında gerçekleştirmişti. Kore pazarında satılmakta olan Kia Ray EV, Kore’nin ilk seri üretim elektrikli aracı oldu. Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen, Kore iç pazarı için özel olarak tasarlanan, 3.6 metre uzunluğundaki önden çekişli Ray EV modeline, 50 kW elektrik motoru ve yüksek kapasiteli 16.4 kWh lityum iyon polimer batarya paketi ile güç sağlanıyor. 10 yıllık yaşam döngüsü için tasarlanan akü, arka koltuğun ve kabin zemininin altına yerleştirilmiş. Ray EV, benzinli versiyondan daha ağır olmasına rağmen, elektrikli otomobilin cömert torku, (% 77’lik artışla 167 Nm) etkili bir performans sağlar. EV’nin hızlanması benzinli modelden daha hızlıdır (0‘dan 100 kms’ye 15.9 saniyede) ve en yüksek hız 130 km/s. Şarj süresi, evlerde bulunan 220 V elektrik ile 6 saat ve hızlı şarj modunda 25 dakika.


Kia’nın bulldog’u Trackster
Avrupa lansmanını Cenevre’de yapan Kia Track’ster ise, Kia’nın B segment MPV’de muhtemel başarısının habercisi olan performans odaklı üç kapılı bir Soul coupe konsepti olarak yaratıldı. Kia Motor America’nın Baş Tasarımcısı Tom Kearns “Buradaki düşünce, Track’ster’ı bir bulldog gibi sert görünüme kavuşturmaktı” yorumunu yapıyor. “Ama araç aynı zamanda ulaşılabilir olmalıydı. İnsanların aracın bir Soul olduğunu, ama daha fazlasını da vaad ettiğini hemen anlamaları için aracı gerçeğe dayandırmak istedik. İnsanların akıllarındaki sportif Kia’nın nasıl olabileceği kavramını zorlayan bir cesur tasarım olmak zorundaydı” diye sözlerine devam ediyor.

Kia’nın imza niteliğindeki ızgarası hafif karbon fiber ile kaplanmış ve parlak çamurlukların üstünde geriye dönük olan ön farlar ile desteklenmiş. Ön kısımda en çarpıcı olan özellik, motora daha fazla hava akışı sağlamak için genişletilen alt hava emme ızgarası. Karbon fiber kaplamalı olan ve turuncu renk ile vurgulanan dudak tipi alt spoyler, yere yakın konumdadır ve aracın agresif duruşunu destekliyor.

Track’ster modeline, elektrik ile kontrol edilen dört tekerden çekiş sistemi aracılığıyla dört tekerleğe aktarılan 253 HP güç üreten 2.0 litre turboşarjlı benzinli motor ile güç sağlanıyor. Kısa kollu altı vitesli düz şanzıman küresel bir vites koluyla kullanılıyor. Parkur performansına uyarlanmış spor-süspansiyon, etkileyici bir araç hakimiyeti sağlıyor.

Track’ster’ın çamurluklarının altında 245/40 R19 (ön) ve 285/35 R19 (arka) Michelin Pilot Sport PS2 yüksek performans lastikleri ile kaplı olan özel mono blok çıkıntı performans lastikleri bulunuyor. Dingil mesafesi Soul’den neredeyse 250 mm daha uzun yapılarak 2570 mm’ye çıkarılmış.

Soul’den esinlenmesine rağmen bu konsept otomobil, Soul’un arka kapılarına sahip değil. Ön kapılar uzatılmış ve yarıştan esinlenilen yakıt deposu kapağı ve ön LED yuvaları ile ahenk içinde olan çıkıntı alüminyum itmeli kollarına uygun hale getirilmiş. Karbon fiber alt yan etekler de turuncu ile vurgulanmış ve bunlar fonksiyonel arka fren soğutma hava kanallarını birleştiriyor. Bagaj kapağı, konseptin üretim Soul aracından 7 mm daha uzun olan 1918 mm genişliğini vurgulayan yatay turuncu bir panele sahip.

Sürücü kapısının açılması, derin yastıklı süet kaplamalı yarış koltukları ile vurgulanan hafif ve havadar bir iç mekanı ortaya çıkarıyo. Granit grisi deri iç mekanı kaplar ve buna uyumlu süet sportif direksiyonu ve kapı panellerini sarmalıyor. Önemli düğmeler, kırmızı olarak parlayan enstrüman kümesinin içine yerleştirilmiş ve aynı zamanda yardımcı araç bilgisi (yağ sıcaklığı ve akü voltajı gibi) gösterge panelinin üst kısmında gösteriliyor. Navigasyon, eğlence ve HVAC kontrollerine, motor start/stop butonunun hemen üstünde yer alan geniş bir dokunmatik ekran paneli üzerinden erişiliyor.

Track’ster’ı üretime sokma konusunda şu anda herhangi bir plan olmasa da, Kia’nın California Tasarım Merkezi büyük bir heyecanla projeyi üstlendi. Kearns “Track’ster gibi konsept araçlar, Kia’nın tasarım ekiplerine neler yapılabileceği konusunda hayal kurma imkanı sağlar” diye sözlerini tamamlıyor.

Yoruma Kapalıdır.