Citroën C4X 1.2 PureTech EAT8 Shine Bold

 Citroën C4X 1.2 PureTech EAT8 Shine Bold

Citroën’den bir fantezi otomobili daha. Uzun geçmişinde Prototip modelleri seri üretime alınmışcasına enteresan tasarımları, ilginç teknolojileri ve kendine özgü konfor anlayışıyla fark yaratan Citroën, son yılların Cactus, Ami gibi sıradışı modellerine bir yenisini daha ekledi: C4X. Prototipten direkt üretime geçmiş gibi. Tanımlaması zor bir gövde formatı, yükseltilmiş C4 gibi ama SUV ya da crossover gibi de değil, yüksek ve değişken ama MPV değil, kocaman bagajı var ama SW de değil. Kalıpları zorlayan ilginç bir yaklaşım. Halkı Mercedes-Benz GLC ya da BMW X6 tasarımıyla buluşturma gayesi gibi deyip sıyrılalım haydi işin içinden. Coupé SUV’umsu işte. Ya da Renault Arkana rakibi… Kendince bir tasarım stili.

reklam
Reklam

reklam

Fastback gövde formatıyla sıra dışı ve irice görünüyor, aslında o kadar da büyük sayılmaz. Bende biraz C4 Sedan etkisi yarattı. Hatırlarsınız, 2010’larda hani Arjantin’de üretilen, sedan ülkesi Türkiye’de bile pek de ilgi görmeyen! Bir ham duruşu var otomobilin. Yeni bir format için mi böyle görünüyor gözüme, bilemedim. Dedim ya, tasarım stüdyosundan firar etmiş prototip gibi duruyor.

Tasarımı burundan itibaren farklı, özellikle Citroën LED Vision aydınlatma teknolojisinin kullanıldığı farlar cömertçe büyük kullanılmış, rahat rahat abartılı denilebilir. Aynı abartıyı arkada, LED aydınlatma grubu elemanlarında da görmek mümkün. Bütün bu iri görünüme karşın ilginç derecede akıcı bir gövde stili var ki, zaten otomobilin rüzgar direnç katsayısı da 0.29 cD. Cüssesine göre rüzgara pek takılmadığı ortada. Pek heyecan verici bir tasarımı olduğunu söylemek zor ama geçtiği yerlerde ilginç gövde formu nedeniyle merak uyandırıp kafaları kendisine döndürmeyi biliyor bu C4 versiyonu. Boyu 4.6 metreyi, aks mesafesi ise 2.67 metreyi bulan otomobilde, markanın kabin genişliğine oynadığını görüyoruz. İlginçtir, fastback gövde formuna rağmen arkada baş mesafesi, basıklaşan tavanıyla yolcular için baskı yaratmıyor.

Citroën C4X’in kabininde herkesi çok ferah bir yolculuk alanı karşılıyor. Özellikle arka koltuk yolcularının ön tarafla samimiyetini azaltan bir ferahlık var. Bacak boşluğu ve 198 mm’lik diz mesafesinde sunulan cömertlik neredeyse dillere destan olmaya aday! Kapı içlerinde ilginç bir kuşak tasarımı var, alışana kadar insanın eli bir kaç kez kapı çekme elciği zannedip uzanıyor. Oysa bunun bir dekorasyon tasarımı olduğu anlaşılıyor. İnsan aldanıyor ne yazık ki…

Aslında çok da üst seviye bir model değil ama otomobilde ilginç donanımlar var. Mesela direksiyon simidi ısıtmalı. Ülkemiz şartlarında olmasa da olur bir ekipman. Sürücü koltuğu çok ilginç, o da ısıtmalı. Yandan bakınca kumandalardan dolayı elektrikli zannediliyor ama ileri geri kaydırmak için koltuğun altındaki metal kolu çekip kaydırıyorsunuz. Peki nesi elektrikli? Minderin yukarı aşağı hareketi ve sırtlık pozisyonu! Sınırlı elektrikli, gerisi mekanik. Hibrit koltuk yani! Tam Fransız işi!

Bu arada koltuklar ısıtmalı ve sürücü koltuğunda masaj sayılabilecek bir takım hareketler de sağlanabiliyor! Daha ilginçleri de var, kokpitte, torpido gözünün üzerinde iki ilginç çekmece var. Bunlardan büyük olan, bildiğiniz çekmece, sığdırabildiğiniz her şeyi koyabilirsiniz. Küçük olanın ise tablet, telefon ya da kitap koyup hareket halinde bir şeyler izlemek ya da okumak için olduğunu düşünüyorum. Her ikisi de eşine rastlanmadık, tuhaf ve alışılmadık. Yani Citroën’in marka geçmişine uygun! Orta konsolda telefon şarj ünitesi var, vites konsolunun önündeyse hareketli bir raf yer alıyor. Görevine bir türlü akıl yoramadım. Acayip düşünceler bitti mi? Hayır! Geliyorum en tuhafına!

 

Sürücü koltuğuna oturduğunuzda karşınızda, direksiyonun arkasında adeta 1980’lerin game watch el oyun cihazlarını andıran ekranı duruyor! İçinde bulunduğumuz iletişim çağında otomobilin heybetine hiç yakışmayan bir dijital ekran var! Tamam, çip krizi sürüyor ve tedarik konusuda ciddi problem var ama Citroën C4X’in (ve aslında bir çok markanın!) gösterge tablosunu görünce insanın ağzından “Ya Rusya ile Ukrayna’yı barıştırın ya da geleneksel ibreli gösterge tabloları geri gelsin!” demek geliyor. Gerçekten 1 milyon liraya yakın para ödeyip böyle bir gösterge tablosuna bakarak yıllar geçirmek zorunda kalmak araç sahiplerinin ruhunu yaralayacaktır! (Rusya-Ukrayna savaşıyla çip krizinin ilgisini hala duymamış olanlar olabilir, çok yoğun olarak Tayvan’da üretilen çiplerin işlenmesi ve yazılması Ukrayna’dan çıkan neon gazıyla yapılabiliyor. Hesap dışardan göründüğü gibi değil ve sanılandan büyük yani! Çip üretiminde pandemi dönemiyle başlayan üretim kayıpları, eve kapanan insanların uzaktan çalışma için artan bilgisayar ve iletişim cihazları ihtiyacı ile otomotiv endüstrisini derinden etkilemişti. Şimdi ise yaşamın normale dönmesi ile artan talebe yetişemeyen üretim kapasitesi yine çip darlığını gündeme getiriyor. Öyle görünüyor ki sorun 2023 yılında da devam edecek. Çare ise üretimin artışı olarak görünse de bu o kadar kolay değil. 2000 yılından bu yana çip üretim kapasitesi %180 oranında artmıştı. Günümüzde bu artışın bir anlamı kalmadı. Çünkü talep çok daha fazla ve çip fabrikası yatırımı yıllar alıyor. Aynı zamanda milyarlarca dolar maliyet gerektiriyor. Çip darlığının son üç yıldır devam ettiği malum. Hatta Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş işi daha da kötüleştirdi. Ukrayna saflaştırılmış neon gazı üretiminde yıllara göre %25 ile %35 arası paya sahip. Rusya da paladyum tedarikinde %35 pay sahibi. Bu her iki ürün de çip üretimi için kritik. Özetle otomotiv endüstrisi çip darlığı nedeniyle üretim ve tabii imaj kayıpları yaşamaya devam ediyor.)

Kokpitin üzerindeki merkezi ekranda acısını çıkartmışlar diyeceğim ama o bile bir zayıf görünüyor. Citroën’e özgü bir sıkıntı değil bu, bir çok markada karşılaştığımız bir durum. Bu arada Citroën C4X kabininde bağlanabilirlik için soketler alabildiğine bolca kullanılmış. Genel toplamda bu otomobil bana biraz ucuza getirilmiş lüks imajı uyandırdı. Pek de ucuz satılmıyor gerçi ama meraklısı olacaktır mutlaka.

Citroën C4X’in çok öne çıkarılan konfor seviyesine gelirsek… Markanın on yıldan uzun zamandır benimsediği Advanced Comfort konsepti dahilinde ısıtmalı ve masaj özellikli geniş koltuklar, sıradan koltuklardan farklı evet. Dolgu malzemeleri de 1.5 cmlik özel köpük malzeme ile takviye edilmiş. Ama daha rahat koltuklarda oturmuşluğumuz yok mu? Tabii ki var! Advanced Comfort koltukların biraz abartıldığını düşünüyorum. Bu otomobilde konforu asıl sağlayan, arka akslardaki kademeli hidrolik süspansiyon sistemi. Markanın 20. yüzyılın başından bu yana en iddialı olduğu alanlardan biri olan süspansiyon sistemi, bu otomobilde de öne çıkarıldığı kadar var, yolcuları gerçekten çok rahat bir ortam bekliyor. Bozuk yollarda bile “uçan halı” etkisi yakalamak mümkün.

Otomobilde 510 litrelik geniş bir bagaj kapasitesi yer alıyor. Ama bagaj ağzının bu hacme oranla küçük kaldığını söyleyebiliriz.

PSA markalarından alışık olduğumuz bir motor hareketlendiriyor Citroën C4X’i. Yıllarca arka arkaya Yılın Motoru ödülünü kazanmış 3 silindirli benzinli, 1.2 litrelik PureTech makine,  130 HP’lik gücüyle istekli bir çekiş sağlıyor. Yine PSA Grubu modellerinden iyi tanıdığımız 8 ileri vitesli, çift kavramalı EAT8 otomatik şanzımanla kombin edilen motor, çekiş ve tüketimiyle gayet tatminkar. Direksiyon üzerindeki paddle shift elcikleriyle manuel olarak da yönetebileceğiniz otomatik şanzımanın ve nihayetinde otomobilin karakteri, vites konsolundaki sürüş modu tercihleriyle değiştirilebiliyor. 1.2 litrelik hacmi hiç de küçümsememek gerekiyor, turbo desteğiyle 1278 kg’lık Citroën C4X’i sürüklüyor götürüyor. 1750 d/d’da elde edilebilen 230 Nm’lik azımsanamayacak tork değeriyle otomobil dinamik bir görüntü çizebiliyor. Bu arada model isminde geçen X’in 4 tekerlekten çekişle bir ilgisi yok. C4X sadece önden çekişli. Fabrika verilerinde 6 litre/100 km gibi bir değer verilse de gerçekleşen tüketim 6.5 litre civarında oluyor. Motorun otomobile özgü bir karakterinden ya da yaydığı sesten söz etmekse imkansız. Citroën C4X’in yaydığı sesi, Peugeot 2008’de de duyabilirsiniz Peugeot 5008’de de Opel Astra’da da…

Otomobilin zengin donanım listesinde çarpışma uyarı sistemi, yorgunluk uyarı sistemi, şerit takip desteği, yokuş kalkış desteği, geri görüş kamerası, 360 derce görüş sistemi, otomatik aktif fren sistemi, trafik işareti ve hız levhası tanıma sistemi gibi modern dijital ekipmanlar da yer alıyor. Feel Bold donanım paketinde 877 bin TL’den başlayan satış fiyatı, Shine’da 954 bin TL’ye, Shine Bold’daysa 944 bin TL’ye yükseliyor.