Kia Sportage 1.6 T-GDI Smartstream 48V

 Kia Sportage 1.6 T-GDI Smartstream 48V

Güney Koreli Hyundai Motor Grubu’nun premium markası olarak daha üst pozisyondan konumlandırılan Kia, değişen logosu, Avrupalı tasarımcıların payıyla gelişen imajı ve başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere hemen hemen tüm pazarlarda yükselen satış adetleriyle günümüzün en dikkat çeken markalarından biri. Grup paydaşı endüstri devi Hyundai ile birlikte geliştirilen konvansiyonel motorlar ve güncel elektrikli teknolojiler markayı her yeni modelinde daha üst seviyeye pozisyonlandırıyor.

reklam
Reklam

reklam

Anadolu Grubu tarafından temsil edildiği ülkemize 2022 yılında ithal edilmeye başlanan beşinci nesil Sportage, markanın SUV alanındaki ağırlığını iyice hissettiren bir model. 1993’ten bu yana üretilen Sportage ismi de artık iyice markalaşmış durumda. Hyundai Tucson ile ortak platform ve kimi paylaşılan teknolojilerle üretilen Kia Sportage, dinamik çizgileriyle kendisine farklı bir yol arayışında. 2006’dan bu yana eski Audi tasarım patronu Peter Schreyer’in yönettiği tasarım çizgisinde belirgin bir stil kazanan marka, Aralık 2012’de markanın üç başkanından biri olarak  dev ekibiyle enteresan işlere imza atıyor. Markaya kaplan burnu tasarımını getiren Alman tasarımcı, direktifleriyle yeni tasarım ekibini de fark edilir çizgilere yönlendiriyor. Schreyer başkan olunca 2019’da tasarım şefi olarak daha önce Infiniti ve BMW’de görev alan Lübnanlı Karim Habib göreve getirilmişti.

Tasarım şefliğinin yanı sıra kıdemli başkan yardımcılığı görevine de getirilen Habib’in ekibinden Sportage’ı şekillendiren Gregory Guillaume ve Jochen Paesen ikilisi, ortaya dinamik, hatta sportif görünen bir SUV çıkartmış. Hyundai Grubu’nun N3 D-SUV platformu üzerinde geliştirilen Sportage, sahip olduğu sürekli dört tekerlekten çekiş sistemiyle segmentinde fark yaratıyor. Geçen yıl tanıtılan markanın yeni logosu kullanılan otomobilin köşelere taşan farları ve çapraz çizgileri muhafazakar müşterileri itebilir ama bu dikkat çekici hatlar genç nesillerde heyecan yaratabiliyor. Konservatif tasarımlardan hoşlananlar içinse bu çizgiler, Sportage’ı biraz tasarım stüdyosundan firar etmiş bir konsept durumuna düşürüyor. Test aracımızdaki 19 inçlik füturistik jantlar da hayli dikkat çekici. Gerçi bu kadar büyük ebatlar ve düşük yastık yanakları, konforu biraz sportiflikten yana sertliğe doğru taşıyor, herkes hoşlanmayabilir.

Kabine geçildiğinde otomotiv endüstrisinin artık alışmaktan başka şans bırakmayan bolca dijital aksamlarla donatılmış modern bir kokpit yapısı karşılıyor. Kavisli ekrana yerleştirilmiş gösterge tablosu ve multimedya ekranı, içerikleriyle, hatta uyarı sesleriyle Hyundai Tucson ile ortak. Ortamdaki tuşsuzluk, dokunmatik sembollerle yaratılmış. Ve sembol bolluğu da shift dokunuşuyla önlenmiş. Yani orta paneldeki dokunmatik düğmeler, shift ikonuna dokunularak multimedya veya havalandırma tuşları olarak değiştirilebiliyor. Oyuncaklı ama akıllıca bir çözüm. Gerçi, bu kadar “oyuncağı” sürüş sırasında dikkati dağıttığı için sevmeyenler de az değil!

Orta konsoldaki vites kumandasından Kia’nın da “modern” vites değiştirme aparatlarına yöneldiğini görüyoruz. Son yıllarca tercih edilen alternatif vites değiştirme yöntemlerine Kia da dairesel bir kumanda ile katılıyor. Geleneksel otomatik vites konsollarını tercih ederim ama dikkatli kullanıldığında bu komuta yöntemi de sorun yaratmıyor. Sportage’ın 7 ileri DCT şanzımanı direksiyon üzerinden de paddle shift kulakçıklarla yönetilebiliyor. Dairesel kumandanın yanında koltuk ısıtma/havalandırma ve direksiyon ısıtma butonları yer alıyor. Multimedya ekranı maalesef çok parmak izi gösteriyor, ki bu otomotiv endüstrisinin çözülemeyen bir sorunu durumunda.

Otomobilin kokpitinde ve arka koltuk önlerinde modern zamanların yadsınamaz bir gereği olarak bağlanabilirlik için yeterince USB port sunulmuş. Ama en dikkate değer aksamlardan biri, yolcu koltuğunun sürücü tarafındaki omuz başında yer alan elektrikli koltuk kumandaları. Sürücü ve arka koltuk konuklarının ön yolcu koltuğunu eğilip bükülmeden ileri geri hareket ettirebilmesine imkan tanımak, akıllıca bir tasarım olmuş. Gösterge tablosunda sinyal verilen tarafın arka çapraz görüntüsünün görüntüye gelmesi de akıllıca tasarımlardan biri. Bu güzel fikir gibi sürücü destek sisteminin -motoru her çalıştırmada yeniden iptal etmeyi gerektirdiğinden!- can sıkıcı olabilen dı-dı-dıt uyarı sinyali de Hyundai ile ortak!

Sportage’ta malzeme kalitesi Hyundai’den daha yüksek hissettiriyor, işçilikler de hatasız. Deri kaplı koltukların sportif tasarımları, otomobilin kimliğiyle güzel örtüşüyor. Ön koltuk kafalıklarının arka tarafı çanta ya da poşet asılabilecek şekilde tasarlanmış. Özelikle hanımların çantalarını koltuğa ya da yere koymamak için iyi düşünülmüş bir detay. Hem çanta yere koyulmaz malum, bereketi kaçarmış:)) Otomobilin arka koltukları asimetrik olarak katlanabiliyor. 562 litrelik bagaj kapasitesi, arka koltuklar yatırılarak 1751 litreye kadar genişletilebiliyor.

Gelelim, otomobilin sahip olduğu en ilginç teknolojilerden birine. Gerçi artık yeni değil, markalar arasında giderek yaygınlaştı mild hibrid teknolojisi ama bugünün en güncel olmazsa olmazlarından duruma yükseldi. Gerçi bu teknolojiler araç sahibine değil, egzoz emisyon salımlarını aşağı çektiğinden markanın hanesine artılar getirme öncelikli ama üreticiler de bunu tüketici yararınaymış gibi pazarlamayı seviyor. Hyundai modellerinde de karşımıza çıkan 48 voltluk mild hibrid teknolojisi, sürüşte çok da efektif değil. Öyleyse bile pek hissedilmiyor. Kalkışlarda ve ara hızlanmalarda 1.6 litrelik benzinlik motora destek veren elektrik motoru, yükü omuzluyor. İşin ilginç yanı, -sanırım bu desteğin pek de hissedilmemesinden!- Kia da fazla öne çıkartmıyor. Öyle ki multimedya menülerinin derinlerinde yapılan bir ayarla gösterge tablosunda görüntüye gelebilen elektrik akışını gösteren bir Sportage grafiği, elektriğin sessiz ve cılız desteğini ifade ediyor. Ama görünmeyen bir destek var ki, o da dediğim gibi düşürdüğü egzoz salımlarıyla CAFE (Corporate Average Fuel Economy) markalar sıralamasında Kia’ya getireceği puanlar!

1.6 litrelik Smartstream turbo GDI benzinli motor, 110 kW yani 149 HP güç üretiyor. Mild-Hybrid Starter-Generator (MHSG) ise 44.7 kW’lık bir destek üretiyor. Bu da 59.9 HP’ye karşılık geliyor. Sürüşün büyük bölümünde önden çekişli yol alsa da virajlarda, tırmanışlarda dört tekerlekten çekişe -hissettirmeden- geçen Sportage, 250 Nm’lik tork çıkışıyla güçlü bir çekiş sağlayabiliyor. Bu arada çekişin olduğu tekerlekler, gösterge tablosunda birer ikonla görüntüye getiriliyor. Virajda gaza oturduğunuzda dört tekerleğin birden çekişte olması, sürüşe coşku getiriyor. 100 km’de ortalama 7.5 litrelik benzin tüketimi, 1722 kg’lık bir D-SUV için makul kabul edilebilir. Sportage’ın maksimum hızysa 189 km/s olarak açıklanmış.

Sportage’da hayli zengin ekipman paketi yer alıyor. Açılır tavandan deri döşemeye, elektrikli ön koltuklardan çift bölgeli klimaya bir çok geleneksel unsur var. Bunların yanında dijital oyuncakların içine gizlenmiş değiştirilebilir gösterge tablosu konsepti, Hyundai modellerinden de tanıdık doğa sesleri efektleri, Android Auto ve Apple CarPlay uygulamaları, değiştirilebilir gösterge temaları, Kia Live kapsamında trafik bilgileri, park alanları, benzin istasyonları ve hava durumu uygulamaları, eğer arkada çocuklar uyuyorsa sadece ön koltuklarda müzik çalma olanağı, dikkat uyarısı, çapraz geri görüş, şerit güvenliği gibi akıllı sürücü destek uygulamaları gibi özellikler, Sportage sürücü ve yolcularının beğenisini toplamaya aday. Otomobil için biçilen fiyat ise 1 milyon 500 bin TL civarında. Rakam opsiyonlarla değişebiliyor.