Mercedes-Benz GLA 200

 Mercedes-Benz GLA 200

Gün be gün genişleyen crossover pazarında işler, harfler, teknolojiler, fiyatlar iyice karışıyor. Artık her zamankinden daha titiz değerlendirme yapmak şart!

Bu SUV’larla başımız dertte! Trendler ve müşteri beklentileri doğrultusunda her marka her üretici bizleri SUV’lara, yeni model isimlerine boğmuş durumda. Şüphesiz Mercedes-Benz de geri kalmıyor bu durumdan. Artık yeni model isimleri öyle birikti ki birbirinden ayrılmaz içinden çıkılmaz bir harf ve isim kalabalığıyla karşı karşıyayız. Peki SUV’ları seviyor muyuz? Otomobilci olarak mümkün olduğunca tabii ki hayır! Büyükler, yüksekler, hantallar, tüketimi seviyorlar vs vs, onlarca sebep sayılabilir, Ne kadar güçlü olsalar da koca gövdeleriyle asla otomobil kıvraklığı gösteremiyorlar, sürüşleri zevkli değil. Ha konforlular, içleri geniş, bagajları büyük, valelere ve meraklılara karşı “prestijliler”.

Bu sevimlilikler ve sevimsizliklerin tümüne Mercedes-Benz’in kompakt crossover modeli GLA da sahip. 2013 sonundan günümüze 1 milyondan fazla satılan ilk neslinde biraz daha Kartal-vari yüksek station wagon formunda olan GLA, yenilenip gelince karşımıza küçük bir SUV gibi çıktı. Bu işleri başımıza hep VW açtı sanıyorum. Şu tek platform üzerinde on farklı model üretme işi, endüstriyel ekonominin yanında büyük bir sıkıcılık getirdi. Sanki VW T-Rock, Audi Q2, belki Q3, Skoda Kamiq gibi bir şey bu “Yıldız”ın arkasında yaşanan. Ama BMW karşılığı X1 değil gibi. Artık bilemiyorum ki belki de o dur. O zaman X2’nin karşılığı ne? Biri kadınsı diğeri sportif diye her ikisi de olabilir. İşler hakikaten çok karıştı. Ya GLB’nin durumu ne olacak? İçinden çıkması zorlaşıyor bence… İlk GLA’nın dinamik görünümünden de kıvrak sürüş karakterinden de pek eser kalmamış gibi, kendi çapında cüsseli bir araç olmuş bu artık. Nedendir bilmem, ilk jenerasyonda çağrıştırmadığı bir otomobili getirdi aklıma bu ikincisi; Golf Plus!..

Geometrik durumları bir yana, farklı bir mimari ve teknoloji yüküyle geldi bu ikinci nesil GLA. Burundaki kuyumcu vitrini gibi ızgaradan başlayıp cazibeli siluetiyle arkaya kadar süren alımlı görüntünün ardında kabine girdiğimizde Mercedes-Benz’in o çekici yeni kokpit tasarımı sarmalıyor insanı. Yeni A Serisi versiyonlarıyla tanıdığımız teknoloji dolu yeni kokpit anlayışı diğer modellere de çok çabuk uyarlandı. Bu otomobilde de olanca görkemiyle karşımızda. Özellikle hava karardığında lunapark gibi ışıl ışıl bu fonksiyon merkezi. Güncel C Serisi’nde dokunmatik misyonlara kavuşup diğer modellere de yayılan ekranlar, menüleri açık ve kullanımı kolay olsa da herkesin sevdiği özellikler değil. Ne yaparsınız ki üretimler bu yöne ilerlemiş durumda artık. Keşke geleneksel kokpit, ibreli göstergeler arayanlar için o seçenek de sunulsa. Ne var ki diğer modellerdeki kullanışsızlık GLA’da da karşımıza çıkıyor, otomobil, daha doğrusu MBUX  “laftan anlamıyor”, defalarca tekrarlanan komutlar sonunda “eeeh” diye son buluyor. İngilizce’yi büyük oranda çözen (ki anlamadıkları da eminim bizim telaffuz hatalarımızdandır!) Mercedes-Benz’in Türkçe’yi anlamak için biraz daha kafa yorması gerekli. Ama diyebilirim ki, bu konuşarak verilen komutlar, anlaşılsa da anlaşılmasa da otomobildeki çocuklar için büyük eğlence!

Direksiyonun üzerinde sağdaki düğmeler, gösterge tablosunun sağındaki, soldaki düğmeler solundaki kadranın üzerindeki onlarca fonksiyonu kumanda ediyor. Alışınca pratik ama epey bir zaman gerektiriyor. Geleneksel vites kolunun yerinde yer alan touchpad, multimedia fonksiyonlarına ulaşmayı kolaylaştırıyor. Onun çevresinde, otomobilin Mercedes olduğunu gösteren bir takım özellikler var, dokunmatik ekrandaki fonksiyonlara düğmelerle ulaşılabiliyor, Dynamic Select ile süspansiyon ve dolayısıyla sürüş karakteri değiştirilebiliyor, Araç özellikleri ayarlanabiliyor, navigasyon işleri yapılabiliyor vs vs… Gösterişli lunaparkın yanında aslında aranan ve özlenen hep bu pratiklik!.. Yalnız uzun sureli kullanımda o touchpadin nasıl parlayacağını hayal etmek istemedim! Hava kararınca iç aydınlatmalar kabini olağanüstü şenlendiriyor, lunaparkın en gösterişli atlı karıncasına binmişsiniz gibi hissettiriyor. Havalandırma peteklerinin içi, kapı panelleri her yer ışıl ışıl oluyor.

GLA’nın 435 litrelik bagaj hacmi, sınıf ortalamalarında. Koltuklar yatırıldığında bu hacim 1430 litreye kadar genişletilebiliyor. Üç parça 40/20/40 oranlarında asimetrik katlanabilen koltuk sırtlıkları, hacmin ihtiyaca göre düzenlenebilmesine imkan veriyor.

Otomobilin dört silindirli tek turbolu motoru, Renault Group ile birlikte geliştirilmiş karakterli bir makine. Ama GLA 200 adına prim vermemek gerek, motor 1.3 litrelik! Farklı versiyonlarıyla Dacia Duster’dan Renault Kadjar’a, Clio’ya Megane’a, Kadjar’a, Captur’a, Nissan Qashqai’ye bir çok modelde kullanılan üstten çift eksantrikli ve direkt enjeksiyonlu motor, gerek performansı ve gerekse tüketimiyle gayet tatminkar. Motorun en önemli özelliğiyse, silindir deaktivasyonuna sahip olması. Güç gerektirmeyen sabit hızlı sürüşlerde yakıt ekonomisine katkı için ikinci ve üçüncü silindirler sürücü hissetmeden devre dışı kalabiliyor. Aynı çatı altında farklı markalarda ismine eklenen harflere takılmayın, hepsi aynı motor! Tabii blok aynı olsa da bütün versiyonlarda silindir deaktivasyonu yok, şanzımanlar da markalara ve gövdelere göre farklı!  Geçişleri sarsıntısız 7 vitesli çift kavramalı DCT otomatik şanzımanla kombine edilen motor, güçlü bir çekişle dinamik sürüş özellikleri sağlayabiliyor.

 

Tipik Mercedes-Benz sürüş olgunluğunu gösteren küçük ama “büyük” gövde, düzlüklerde pürüzsüz sürüş sağlarken virajlara da hakim bir görüntü çiziyor, body roll eğiliminde değil. Sürücünün her an önünde gördüğü yıldızın verdiği güvenin bir benzeri yok. Direksiyon ve özellikle fren tepkileri yeterince çabuk, daha alt sınıflarda kalan kan kardeşlerinin hissettirdiği boşlukları yaşatmıyor, premium farkı bu noktada kendisini hissettiriyor.

Önden çekişli aracın 18.3 derecelik yaklaşma, 22.1 derecelik uzaklaşma ve 14.4 derecelik karın açıları verilmiş ama ben olsam herhangi bir off-road işine kalkışmam. Bunları pazarlama unsuru sayıyorum, denenecek bir durum yok… Belki ülkemize gelmeyen dört tekerlekten çekişli versiyonda uygun lastiklerle! Son derece gelişmiş güvenlik özelliklerine sahip yeni GLA’da öndeki araçla aradaki mesafeyi otomatik olarak ayarlayabilen akıllı hız sabitleme sistemi DISTRONIC, Aktif Takip Yardımcısı görev başında. Trafik işareti algılama sistemi ile birlikte otomatik olarak algılanan hız sınırlarına uyum gerçekten etkileyici. Bunun yanı sıra otomobilde Aktif Fren Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Sürüş Yardım Paketi, PRE-SAFE® sistemi ve Kör Nokta Yardımcısı gibi donanımlar sürücü ve yolcuların güvenliği için her an vazife yapıyor.

Alt model olsa da GLA, gövde boyasından koltuk döşemelerine, plastik aksamlara kullanılan malzemelerin Mercedes-Benz ayarındaki şaşırtmayan kalitesi, kokpitte yapılan görsel ve işitsel teknoloji şovu, markanın geleneksel sürüş dinamikleri yıldızlı crossoverı, sınıfında farklı bir yere oturduyor. Ha eder, etmez, müşterisine kalmış, az bir farkla GLB’ye çıkılabiliyor, bence birisi feminen diğeri daha maskülen, satın alırken iyi değerlendirme yapmak gerek.

+ Konforlu sürüş

+ İyi görünüyor

+ Gösterişli kokpit

+ İyi işleyen dokunmatik unsurlar

– Yüksek fiyat, az bir farkla GLB’ye çıkılabilir

– MBUX’e konuşmak fonksiyonel değil

– Düğme bolluğu

– Vites ve silecek kolu çok çıtkırıldım görünüyor

Yakıt tipi: Benzinli

Motor hacmi (cc): 1332

Motor gücü (HP/d/d): 163@5500

Maksimum tork (Nm/d/d): 250@1620-4000

Vites kutusu: 7G DCT otomatik

Maksimum hız (km/s): 210

0-100 km/s hızlanma (sn): 8.7 sn

Tüketim (şehiriçi/şehir dışı/karma) (lt/100 km): 7.4/4.9/5.6

Ağırlık (kg): 1485

U/G/Y (mm): 4410/1834/1611

Aks mesafesi (mm): 2729

Bagaj hacmi (lt): 435/1430

 

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir