Jaguar I-Pace AWD


Otomobil teknolojisinde öyle önemli bir dönemdeyiz ki, yüz yılı aşkın fosil yakıtlara alternatifler hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Tam bir dönüşüm noktası. Yakın gelecek, değişimin öncüsü hibridin olacak gibi görünüyorsa da gelecek elektriğin, o kesin. Lüks ve sınıflar üstü olmasına karşın COTY (yılın otomobili) seçilmesi de bu yüzden! Şimdilik pahalı, hayır çok pahalı otomobillerden başlamışsa da zaman içinde halkla da buluşur herhalde! Alıştıra alıştıra.

Günümüzün en ileri teknolojilerinden birine sahip Car of The Year Jaguar I-Pace’in direksiyonundayım. Nissan Leaf ve Opel Ampera/Chevrolet Volt’un ardından üçüncü elektrikli yılın otomobili. Elektrifikasyona ısındırma turları. Harekete geçmeden önce tanınması, alışılması gereken bir teknoloji elimin altında. Düşünsenize dünyada bilmem kaç milyar insanın henüz tanışmadığı bir teknoloji. Tamamen elektrikli bu Jaguar. İngiliz markanın tüm dinamik tasarım unsurlarıyla şekillendirilmiş son derece modern, 0.29 Cd’lik rüzgar direnç katsayısıyla gayet aerodinamik, sportif ve estetik bir gövde ardında Jaguar Land Rover Grubu’nun en üst seviye donanımlarıyla bezeli lüks bir SUV. Ama ilgimi çeken onlar değil. Önemli bir kısmını zaten grup markaları başta tüm lüks üreticilerden tanıyorum. İlgim ön ve arka aksların üzerindeki 200’er PS’lik iki elektrik motoru üzerinde. I-Pace’in ön ve arka akslarının arasında zemine yerleştirilmiş lityum ion pillerden aldıkları enerjiyle birbirine sürekli senkronize çalışan bu motorlar, olağanüstü bir performans ve kullanım süresi sunuyor.

Sürekli dört tekerlekten çekişle kusursuz bir yol tutuşa da sahip. Tabii tabana yerleştirilmiş bataryaların ağırlık merkezini aşağı çekmesinden dolayı otomobilin dengesi de çok iyi. Jaguar mühendisleri tarafından geliştirilen ve markanın Formula 1’de yarışan I-TYPE’taki sistemden esinlenilerek geliştirilen motorları her biri 348’er Nm tork üretiyor. Bu motorlar, bataryadan tekerleklere aktarımda içten yanmalı motorlara göre çok daha verimli. Toplamda 696 Nm tork direkt aktarımla dört tekerleğe birden ulaşıyor. 0-100 km/s hızlanma 4.8 saniye, 5 bile değil. Hayalet Ferrari performansı! Sessizce, sanki Airbus ile havalanırcasına, çok etkileyici. Ve buna karşın akıl alır gibi değil, I-Pace tam şarjla 480 km’ye kadar menzil vaat ediyor. Hiç bu kadar uzun yolculuk sunan pilli otomobil görmemiştim. Evet, elektrikli değil, elektrikle şarj edilen pilli otomobil, pille çalışan elektrik motorları işin tam tanımı. Hadi batarya diyelim de oyuncak gibi basite indirgemeyelim. Ama kısaca elektrikli deyip geçiyoruz.

I-Pace’in bataryası hızlı şarj altyapısı kullanılarak 45 dakikada %80 doluluk oranına ulaşıyor. Şehir şebekesiyle doldurmayı hayal etmeyin, düşük akım nedeniyle 30 saatten aşağı şarj süresi vermiyor. Ama markanın onaylı wall-box şarj ünitesiyle 15 dakikada 100 km menzil sunacak seviyeye ulaşabiliyor. Ve kaba bir örnekle akşamdan şarja takıldığında her sabah bedava 470 km menzile uyanıyorsunuz. Sürüş sırasında ayak gazdan çekildiğinde ve frenajlarda rejenerasyonla şarj yapılıyor ama bu işin gösterisi tabii, efektif değil. I-Pace’in bataryası 8 yıl/160.000 km garantili. Bütün bu cazip verilerin finali ise egzoz emisyonu, hatta egzoz diye bir şey olmamasıyla taçlanıyor.

Şüphesiz çok ilginç, çok dikkat çekici bir araç. Yolda, park ettiğimiz yerde gözler hep üzerinde. Tamamen alüminyum gövdeye sahip olan aracın üretiminde kullanılan alüminyum alaşımlar, benzer formdaki SUV’lardan daha dayanıklı bir gövdeye sahip olmasını sağlıyor. Kompakt bir SUV boyutlarında olan aracın dayanıklılığı -40 ‘C’den +40 ‘C’ye zorlu iklim koşullarında ve yaklaşık 2.5 milyon km boyunca denenmiş.

 

Sürekli senkronize çalışan motorların ulaştığı akslarla sürekli dört tekerlekten çekişli olan I-Pace, olağanüstü tutunma özelikleri gösteriyor. Çünkü hız, tutunma özellikleri ve sürücü emirleri sensörlerle dijital olarak hesaplanıyor, karmaşık mekanik aksamlar olmadan çekiş sürekliliği sağlanıyor. Bu arada All Surface Progress Control sistemi ile çekiş özellikleri, üzerinde ilerlenen çamur, buz, kar gibi yüzeylere göre seçiliyor ve aracın sürati 3.6-30 km/s arasında sınırlanabiliyor.

Şehir içindeki kullanımlarda 20 km/s hıza kadar yayaların duyabilmesi için dikkat çekici özel bir ses çıkaran araç, hızlandığında Airbus gibi süzülüyor. Tabii sportif kullanmanın bedelini an be an azalan menzilde görmek insanda anksiyete bozukluğu yapacak tedirginlikler yaratabiliyor. Elektrik her ne kadar bereketli olsa da idareli kullanmakta yarar var. Ülkemizdeki şarj alt yapısı hala tedirgin edici seviyede.

I-Pace şüphesiz bir arazi aracı değil ama zorlu yüzeylerde de ilerlemeye imkan tanıyor. Low Traction Launch sistemiyle kaygan yüzeylerde kalkış ve sürüş için maksimum torku devreye alabiliyor. Dynamic Mode seçildiğinde I-Pace’in dinamik karakteriyle yüzleşiyorsunuz. Gaz emirleri keskinleşen otomobilin süspansiyonu sertleşirken direksiyon emirleri de iyice hızlanıyor. Ha bir de Active Air Suspension var, bizdeki deyimiyle havalı süspansiyon. Hız 105 km/s’yi geçtiğinde yüksekliği 10 mm azaltan sistem, yol koşulları zorlaştığında birkaç saniye içinde yükseltilebiliyor da. Belki “elektronik otomobil” kulaklara hala tanıdık gelmiyor ama yapabildiklerini görünce insanın ağzı açık kalıyor.

I-Pace’in iç mekanına geldiğimizde; premium malzemelerle oluşturulmuş, lüks, konforlu, kaliteli, geniş ve ferah bir ortam gözleniyor. Akla gelen gelmeyen bütün donanımlar mevcut. Tabii test otomobilimiz HSE kadar dolu First Edition donanım seviyesindeydi, otonom sürüşten başlayarak Touch Pro dokunmatik ekranlara, head-up displayden Meridian müzik sistemine türlü çeşitli bağlanabilme imkanlarından panoramik cam tavana, ısıtmalı direksiyondan ısıtmalı/soğutmalı ön koltuklara yok yoktu. Hani şarj azalıyor diye camları açmayı, silecekleri çalıştırmayı hesap ettiğimiz araçlar vardı ya, Jaguar’da cimrilik yapılmamış, onlardan değil, her şey kullanıma hazır. I-Pace’in InControl teknolojisi sayesinde her an internete bağlanmak mümkün. Bu arada I-Pace’in birçok özelliğini akıllı saati Remote üzerinden yönetmek, şarj durumunu kontrol etmek ve yönetmek mümkün olabiliyor.

Kokpitte üstte 10, altında 5 inçlik iki dokunmatik ekran var. Yüksek çözünürlüklü gösterge tablosuysa 12.3 inç boyutunda. Kabinde torpido gözü dışında vites konsolunun altında 10.5 litrelik büyük bir saklama alanı bulunuyor.

En baştan elektrikli bir otomobil olacak şekilde tasarlandığı için kabin gayet verimli kullanılmış. Mesafeler geniş, konfor yerinde. Zengin infotainment menülerinde çevredeki şarj üniteleri de olmazsa olmaz tabii, yerini almış. Acil durumlar için şehir şebekesi şarj kablosunun da yer aldığı büyük bagajın haricinde önde kaputun altında 27 litrelik bir başka alan daha kullanıma açık.

Yaşam biçiminizi otomobilin şarj durumunu gözeterek düzenlediğinizde Jaguar I-Pace rahat rahat kullanılabilecek bir otomobil. BMW i3 ya da Renault Zoe gibi düşük menzillerle sınırlı değilsiniz. Ama gün içi planlar değiştiğinde ya da akşam arabayı şarja takmayı unuttuğunuzda kafalarda soru işaretleri belirmeye başlayabilir. Şarj istasyonları yaygınlaştıkça bu tip modern araçların cazibesi daha da artacak, o kesin. Ama tabii fiyat olarak halka da inmeleri gerekiyor.

 

+ Çok etkileyici teknoloji

+ Performans

+ Süspansiyon ve yol tutuş

+ Malzeme kalitesi

+ Çok zengin donanım

– Pahalı

– Yangın söndürücünün yeri

Yakıt tipi: Elektrik

Motor 2 x elektrik motoru

Motor gücü (PS): 400

Maksimum tork (Nm): 696

Maksimum hız (km/s): 200

0-100 km/s hızlanma (sn): 4.8

Tüketim (şehiriçi/şehir dışı/karma) (kWs/100 km): 21.2

Ağırlık (kg): 2208

U/G/Y (mm): 4682/2011/1565

Aks mesafesi (mm): 2990

Bagaj hacmi (lt): 656/1453

Yoruma Kapalıdır.