“Kötü bir rastlantı”!..


Ülkemizdeki perişanlığa bakmayın! Trafik kültürünün yerleşmesi, Batı’da da epey bir zaman almış. Tabii bu süreçte epey bir zayiyat da yaşanmamış değil! 1886 yılında benzinle çalışan ilk motorlu otomobilin icadıyla birlikte ufak tefek kazalar yaşanır ancak ilk ölümlü trafik kazası Londra’da 17 Ağustos 1896’da meydana gelir… Bir yerden başlaması normal değil mi? Ehliyetini yeni almış olan Artur Edsel, 12 km/s hızla ilerlerken yolda yürüyen bir bayana çarpar . Old Town’dan Crystal Palace’a bir dans gösterisine giderken kafasından aldığı darbeyle yaşamını yitiren 44 yaşındaki iki çocuk annesi Bridget Driscoll, olay yerinde gerçekleşen ölümüyle kötü bir şekilde de olsa tarihe geçer.… Edsel kazanın ardından çok yavaş gittiğini ve kadını uyarmak için çanını da çaldığını söyler.

Jüri üyelerinin altı saat boyunca değerlendirdiği toplantı sonucunda “kötü bir rastlantı” olarak değerlendirilen kaza sonrasında sürücüye herhangi bir ceza verilmez çünkü henüz bu konuyla ilgili ceza kanununda bir madde yoktur… Ve polis kayıtlarına geçen tarihteki bu ilk ölümlü trafik kazası “Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması dileğiyle” kapatılır… Ama bu tip kazalar çoğaldıkça bir yardan kurallarla trafik kültürü yerleştirilmeye çalışılırken diğer taraftan da otomobillerin ön kısımlarına yayaları korumayı sağlayacak ilkel projeler geliştiriliyordu!.. Otomobillerin önüne ‘ideal çarpma konforu’ sağlayacak aparatlar yerleştirmeyi deneyen dehalar (!), sonraki yıllarda da çarpışma anında sürücünün bir düğmeye basıp havayastığını açmasını sağlayacak mekanizma üzerinde çalışacaktı!..

Yoruma Kapalıdır.