Mercedes-Benz F800 Style


Mercedes-Benz’in geride kalan Mart ayında Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttığı yeni deneysel konsept otomobili F800 Style sürüşü için Stuttgart’taydım. “Verimlilik ile zarafetin buluştuğu otomobil” olarak tanıtılan F800 Style, yakın ve daha ileri dönemde Mercedes-Benz modellerinde karşımıza çıkacak teknolojilere sahip. F800 Style, gelişkin özelliklerinin yanısıra tasarımıyla markanın yakın gelecekte kalkışacağı köklü değişikliklerin de habercisi durumunda. Gücünü yüksek verimliliğe sahip iki ayrı değişken plug-in alternatif hibrid konseptin desteklediği direkt enjeksiyonlu V6 benzinli motordan alan F800 Style, gelişmiş güvenlik özellikleri, iç mekan tasarımı, koltuk yapıları, operasyon birimleri ve gösterge teknolojisiyle tam bir gövde gösterisi yapıyor. Otomobilin sürüş tanıtımına katılmak için 3-4 Kasım’da Mercedes-Benz’in vatanındaydım. Alman üreticinin teknoloji merkezi Sindelfingen’de F800 Style ile birlikte gelecek yıldan itibaren güncel modellerde sunacağı iki ayrı teknolojik yeniliği de tanıttığı organizasyonda ayrıca Böblingen’de gelişmiş simülasyon laboratuarı da tanıtıldı. TecDay Innovations başlığı altında çok yoğun geçen iki günün en can alıcı noktasından başlamak isterim; F800 Style…

Geleceğe yolculuk!
Gezi davetiyle birlikte gelen programda bu bölüm ‘sürüş’ olarak belirtilince heyecanımız tabii ki en üst düzeyde vardık Stuttgart’a. Sınırlı zaman içinde medyadan arkadaşlarımla görmek, hatta içine, -ne yazık ki- arka koltuklara oturma şansı yakalayıp birkaç dakikalık tur şansı bulduğumuz otomobil, dışardan da içinden de adeta bir uzay aracı gibi görünüyor. İleri düzeydeki bir konseptin kullanıma açılması, beni zaten şaşırtmıştı ama gerçekleşmedi de… Öğlen yemeği yediğimiz salonda Mercedes-Benz’in güvenliğe dair konseptleri, teknolojileri ve Bionic Car gibi önceki araştırma araçlarının büyük ölçekli modellerini inceledikten sonra binanın dışında F800 Style ile burun buruna geldik. Verimliliği konusunu ancak bilgilenince değerlendirebileceğim belliydi ama estetik anlamda çok ileri düzeyde olduğunu gördüğüm anda fark ettim. Etmemek mümkün değil ki… Pist sayılamayacak alanın aurasını ortaya çıktığı anda değiştirdi. Müthiş bir ‘endam’, bıçkın LED far tasarımıyla agresif bir bakış… Endüstriyel tasarımın metal, plastik ya da kompozit malzemelere nasıl ruh, can ve heyecan verdiğine bir kez daha şahit oldum. Üç saatlik uçak yolculuğuyla ileri bir tarihe mi ışınlanmıştık, anlamadım. Küt denilebilecek burunda büyük logolu post-modern ızgaranın altında ve tamponun köşelerinde büyük hava girişleri var. 215/45 R20 ebatlı lastikleri taşıdığı 5 metreyi zorlayan gövde, neredeyse 3 metrelik uzuncana aks mesafesine sahip. Gelecek nesil S-Class ya da CLS’ye dair hayal edebileceklerinizden çok daha fazlası F800 Style’da otomobil haline getirilmiş!

Kafalara dikkat!
Konsept aracın göz alıcı ön ve arka kapıları inerken de binerken de şaşırtıyor. Geleneksel kolların bulunduğu yerlere parmakla dokunularak açılıp kapatılan kapılardan arkadakiler daha da etkileyici! Çünkü arka kapılar konvansiyonel bir dört kapılı sedanın aksine aracın arkasına doğru kayıyor. Peugeot’nun 1007 modelinde de denediği kayar kapı konsepti, Mercedes tarafından da dar park alanlarında girişi ve çıkışı kolaylaştırdığı iddiasıyla düşünülmüş. Biz ziyaretçilere kısa bir tur için arkaya oturabileceğimiz söylenince heyecanla kapılara koşturduk. İlginç bir andı; gelişkin bir konsept otomobile binecek olmanın heyecanıyla iki yandan arka koltuklara atılmamızla ikimizin de aynı anda müthiş bir senkronla kafalarımızı girişte tavana vurmamız unutulmazdı! Bunu B sütunu olmayan bir genişlikte başarmayı heyecanın yarattığı sakarlığa verdik iki arkadaş!..


Okşayarak kullanın!
Kabin dediğimiz alan, uzay mekiğinden farksız… Vücudu sarıyor gibi hissettiren incecik koltuk tasarımları, şekilsiz ama çok fonksiyonel direksiyon simidi, sanki iPhone tarafından tasarlanmış gibi bir orta konsol ağzımı açık bırakmaya yetti… Nereden bilebilirdim sırtlıkları ahşap, magnezyum ve de karbon fiberden oluşan koltuklarda yeni bir kaza güzenlik önlemi bulunduğunu! Dahası nereden bilebilirdim bunların başlangıç olduğunu!.. 7 G-TRONIC şanzımanın yönetimi, parmakla iPhone üzerinde gezinmeye benziyor. Hadi onu bir yere kadar anladım, kabul ettim. Ama otomobilde yepyeni bir CAM Touch PAD HMI dokunmatik yönetim sistemi var ki dillere destan! Elektrikli sürüş için geliştirilen ünite uzay mekiğini çocukların bile yönetebilmesine imkan tanıyor! Kullanıcı sunulan touch pad üzerinde parmaklarını gezdirirken bu görüntüler anında kaydedilerek, kokpitteki monitöre yansıtılıyor. Ve klimadan, telefona, müzik sistemine, hatta navigasyona kadar her kumandaya hiçbir şeye dokunmadan touch pad üzerinden müdahale edilebiliyor!

 
Otomobildeki Range on Map fonksiyonu, gidilecek mesafeyi ve GPS navigasyon haritası geriye kalan olası menzili harita üzerinde 360 derecelik bir tasvir olarak gösteriyor! Tam bilgisayar oyunlarındaki gibi… Gerçek olduğuna inanması zor! Sıkı durum, sistemin en önemli kazancını söylüyorum, isterseniz (istemeyip de yapacağınız bir şey de yok zaten!) şarj istasyonlarının yerlerini gösteriyor!
Bitmedi! Daha yeni başladık! F800 Style’da da var olan ama gördüğüm teknolojilerden en çabuk hayata geçecek olan PRE-SAFE 360’ten söz edelim. Distronic Plus ile birlikte gelecek yıl S Class’ta sunulacak olan donanım, aracın arkasını izliyor. Sistem araca arkadan çarpmanın gerçekleşeceğini hesapladığı andan yaklaşık 600 milisaniye önce fren yapıyor. Böylece otomobil bir kavşağa ya da yaya geçidine itildiğinde meydana gelebilecek ikinci kazanın önlenmesi amaçlanıyor.

 

Saylonlularla barış çubuğu tüttürmek!
Düşünsenize, köprü trafiğinde hız sabitlenir ve direksiyon ve fren otomobile teslim edilir mi? Distronic Plus ile evet! Gelecek yıl S Class’ta sunulacak Distronic Plus sistemi, gaz ve frenden sonra direksiyonu da ele geçirmiş durumda! Otomobili virajlar da dahil olmak üzere 40 km/s’ye kadar hızlarda yönlendirebilen system, herhangi bir anda sürücünün direksiyon simidini hareket ettirmesiyle devre dışı bırakılabiliyor. Çift kamerayla trafiği izleyen sistem, dur kalklı trafikte akışa göre duruyor, kalkıyor, virajları dönebiliyor… Hatta araya araç girmeye çalışırsa gerektiği kadar sert fren de yapabiliyor! Tabii tedbiri bırakmamak gerek! Elleri sadece 10 saniye direksiyondan ayırmaya izin var! F800 Style’da yer alan bu gelişmiş özelliği S Class’ta bizzat denedim. Yazdıklarımın tümünü yer yer inanamayarak, dehşete düşerek yaşadım! Müthiş deneyim! Peki bunlar nasıl olabiliyor? Ön camda aynanın arkası olarak tarif edebileceğim yerdeki bir kamera 50 metrelik alanı tarıyor! Tamponun altındaki uzun mesafe radarı da 200 metrelik bir mesafeyi analiz ederken gösterişli amblemin arkasındaki kısa mesafe radarı da 30 metreyi inceliyor. Sonra yandan gelen Saylonlular da ateş etmezlerse beraber barış çubuğu tüttürülüp birlikte kebapçıya gidiliyor! Şaka gibi değil mi? Ama değil işte, hepsi gerçek! Bu otomobil görüyor, planlıyor gerekirse gidiyor, gerekirse duruyor! Bu ruh sahibi otomobil kazasız sürüşler peşinde! Siz yeter ki inip binerken kafanızı vurmayın!..


Verimlilik denilen…
Dünyanın arkadan itişli ilk yakıt hücreli otomobili F800 Style’ın gelecek nesil direkt enjeksiyonlu 300 HP’lik V6 benzinli motorunu destekleyen iki ayrı değişken plug-in alternatif hibrid ve yakıt hücreli konsept var. Bunlardan ilki, 80 kW/109 HP gücündeki hibrid modül. Araç yalnızca elektrik gücüyle 30 kilometre yol alabiliyor ve 120 km/s azami hıza ulaşabiliyor. Bu teknolojinin en şaşırtıcı sonucu ise 700 km’yi bulabilen menzile sahip olurken 100 km’de 2.9 lt. yakıt tüketimi ve 68 gr. karbondioksit emisyonu salınımı… Bu emisyon oranını fazla bulanlar için F800’ün yakıt hücresinden beslenen 136 beygirlik elektrik motoru sıfır emisyon değeri ve egzozdan sadece su buharı salınımı ile en çevreci alternatifi sunuyor. Diğeriyse yaklaşık 100 kW/136 HP üreten yakıt hücreli elektrik motoru. Elektrik motoru arka tekerleklerin arasına yerleştirilen otomobilde lityum iyon akü arka koltukların altında, yakıt tankı ise arkasında yer alıyor. Otomobili bunca yüküne karşın bagajında hala 440 litrelik kullanım alanı sunulabilmiş. Bu teknoloji yoğunluğu beni yordu, yapanlara ne olmuş haber alınamıyor… Sırada Mercedes-Benz’in tasarımcılarıyla birlikte geliştirdiğimiz 2020 yılının projeleri var. Yanlış okumadınız, “birlikte”… Bu eşsiz deneyimi ve Mercedes-Benz’in yeni sürüş simülatörünü bir sonraki yazıya bırakıyorum.

  

   

  

1 Yorum

  1. Ali dedi ki:

    Otomotivde bütün gelişmelerin ardında Bosch ile Mercedes”in olduğu bir gerçek. Bunu fiyatlarına da yansıtıyorlar muhakkak. Ama şu da var ki, Mercedes müşterilerine sadece otomobil değil, teknoloji de satıyor.