Satış öncesinde perde arkasında neler oluyor?

 Satış öncesinde perde arkasında neler oluyor?

Jetta’nın yerine geçecek otomobilin doğuşuna tanıklık etmeye devam ediyoruz. Yeni Jetta’nın da projesinde sona yaklaşılıyor. Ağustos ayı, yani üretim tesisi için büyük duruş bitti. Çalışanlar işbaşı yaptılar, birbir-lerine tatil maceralarını anlatıyorlar. Fabrikada Ağustos ayı boyunca yapılan işler test ediliyor, çıkan aksaklıklar araba üretimini aksatmadan gideriliyor.

Üretim onayı alınan projede şimdi bankalara uygulanan “stres testi” benzeri bir test uygulanıyor. Bugüne kadar günde 3-4 tane üretilen araçtan simdi günde 10 tane bir hafta sonra günde 30 tane bir sonraki hafta günde 100 tane üretilecek (Ramp-up).

Projenin ilk kâğıda aktarıldığı ilk zamandan beri herkesin beklediği günlerdeyiz. Seri üretimin bir adım öncesindeyiz. Tedarikçilerden lojistiğe, presten montaja, dağıtım tırlarına kadar her birim, belirlenen hedef üretim sayısına ulaşana kadar zorlanacak. Problemler çıkacak.

İmal edilen otomobillerin hepsinin bir sahibi var ve her biri değişik yöntemlerle müşterilerine ulaştırılacak. Örneğin İtalya’yı ele alalım. Bu ülke için yapılan birçok otomobil var elimizde. Bazıları o ülkenin satış sonrasında eğitim aracı olarak kullanılacak, bazıları gazeteci dostlarımıza uzun süreli kullanmaları için verilecek, bazıları satış sorumluların eğitiminde kullanılacak. Bazıları da İtalya’da kullanılacak reklam fotoğraflarının, filmlerinin çekiminde rol alacak.

Araç montaj bandında imal edilirken ve gideceği ülkenin ve müşterisinin isteklerine göre üretilir. Ancak fabrika içinde İtalya’ya gidecek araç otoparkı diye bir yer yoktur. Hepsi aynı otopark içinde mümkün olan en sıkışık şekilde park edilir (stoklanır).

Günde 1000 ve üzeri otomobil ürettiğinizde günlük 1000 araçlık otoparka ihtiyaç var. Bir araç yaklaşık 2 x 4,5 =  9 m2 yer kaplıyor. Sonuç olarak her gün sadece üretilen araçları stoklamak için yollar ve manevra alanları hariç 9000 m2 alan gerekli. Otomobil fabrikalarının olmazsa olmazı üretilen arabaların stoklandığı park alanlarıdır. Bir otomobil fabrikasına Google Earth yardımıyla yukarıdan bakarak park alanlarının ne kadar büyük alanlar olduğunu anlaşılabilir.

İtalya araçlarımıza geri dönelim. Arabalar üretildi ve bu işle görevli kişiler tarafından otoparka çekildiler. Yaklaşık olarak hangi sırada oldukları belli. Acil gitmesi gereken arabalarımızın numarası bellidir ve banttan geçtikten sonra hangi alana park edeceği aracı çeken kişiye bilgisayar yardımıyla bildirilir. Jokey arabayı alır ve o bölgeye park eder. Konumuz gereği İtalya araçlarından bahsediyoruz. Ancak unutmamak gerekir ki birçok ülke için birçok özel aracımız oluyor. Ve o bölgeye çekilen otomobiller de yüzlerce oluyor. Ve o yüzlerce arabanın içinden sizin ihtiyacınız olan tam ortada olabiliyor. O arabayı alabilmek için de önündeki her bir araba teker teker çıkartılıp sizin arabanıza ulaşılıyor. Sonra da o çıkartılan arabalar yeniden yerlerine yerleştiriliyor.

Sıraların içinden araba çıkartmak zahmetli bir iştir. Bildiğiniz gibi koltuklar müşteriye gidene kadar kirlenmesin diye koltuklarda koruma kılıfları (naylonlar) var. Yazın arabaların içleri cehennem gibi sıcak olur. Arabaya binince mecburen o naylonların üstüne oturursunuz. Size yapışır. Aracı çalıştırıp 50 m gidip kenara çekersi-niz ve sonra sıradaki bir diğer sıcak arabaya geçersiniz. Ve aynı cehennem sıcağıyla bir daha karşılaşırsınız.

Olay kışın daha da zordur. Buz gibi bir araba, Hele bir de yağmur yağıyorsa ıslak yağmurluğunuzla naylon kılıfların üstüne oturmak gerçekten sınırları zorlar.

Park alanları sadece bitmiş araçları stoklamak için değildir aynı zamanda eksik parçayla imal edilmiş araçların saklandığı yerlerdir. Örneğin ayna kapaklarında olan bir problem sebebiyle üretim durdurulmaz. Arabalar ayna kapaksız imal edilir. Parkta hastane bölgesine çekilirler. Uygun parçalar gelince de imalat birimlerinin rötuş ekiplerince o kapaklar yerlerine park alanında takılır. Tabii ki açık alanda çalışan jokey ve rötuş ekiplerine yağmurluk, gözlük, kaban gibi gerekli koruyucu malzemeler verilmektedir.

Sonuç olarak İtalya gazetecileri için yapılan araba sıradan çıkartılır ve araç henüz basına gösterilmediyse kapalı kasa bir kamyon içinde, fotoğraflar basına veriliyse açık kasalı kamyonlarla özel olarak yollanırlar.

Otomobil fabrikalarında üretim kapalı alanda yapılır. Ancak jokeyler rötuş işleri yapanlar ve forklift sürücüleri yaz kış açık havada çalışırlar. Bu satırların yazarı da çalışma hayatının ilk yıllarında çok defa pek çok kez sıradan araba çıkarmıştır ve tüm otomobil fabrikaları jokeylerini, forklift sürücülerini ve rötuş takımlarını saygıyla selamlamaktadır.