Etiketler : murat 124

Kültürel M. Ali Sade

Alavare dalavare

Kenan Ankara’da bir bakanlıkta iyice bir mevkide memurdu. Henüz evlenmemişti. O sıralar babaannesi de vefat edince elinde kendi birikimleriyle beraber bir otomobil alabilecek kadar parası olmuştu. Bundan dolayı her sohbetinde ana konu otomobiller ve otomobil markalarıydı. reklam O yıllarda her ne kadar yerli üretim otomobiller piyasaya çıkmış olmakla birlikte Ankara caddeleri Amerikan otomobilleriyle doluydu. Konuştuğu […]Devamını oku

Kültürel

İlk Murat 124 alan ünlü kimdi?

reklam TOFAŞ’ın 1971 yılında Bursa’da FIAT lisansıyla üretimine başladığı Murat 124, o yıllarda cemiyet hayatında da büyük heyecan yaratmıştı. Dönemin en önemli otomobillerinden biri olan FIAT 124’ün yerli üretim versiyonu, sanatçılar arasında da büyük ilgi toplamıştı. Sınırlı üretimden ilk sahip olanlardan olmak için başlayan yarışı kazanan ise henüz süperstar ismini almamış olsa da “havası hep […]Devamını oku

Kültürel M. Ali Sade

Eski bir bayram anısı

Eski mekanik saatlere merakım ilkokulda yaz tatillerinde bir saatçinin yanında çıraklık yaparken başladı. Daha sonra bambaşka mesleklere yönelmeme rağmen mekanik saat merakım hiç bitmedi. Halen de devam ediyor aslında. reklam Lafı uzatmadan konuya gireyim. 1980’lerde Trakya’da çalışırken oldukça samimi olduğum  bir arkadaşım vardı. Arkadaşımın ailesi oldukça varlıklı ve zengin bir aileydi. O da saatlere çok […]Devamını oku

Kültürel M. Ali Sade

Bir tamir hikayesi

Yaşar usta bulunduğu sanayi sitesinde parmakla gösterilen, eski Amerikan’larda yetişmiş, iyi bir tamirciydi. Kimsenin yapamadığı işlere el atar ve en olmadık işlerin altından çabucak çıkıverirdi. Ama zaman içerisinde işleri bozulmuş, borçları çoğalmış ve dükkânın masraflarına bile yetişemez olmuştu. O yüzden de takımları toplayıp şehrin çıkışındaki bir dinlenme tesisi içerisine taşınmıştı. Tesiste bir benzin istasyonu ile […]Devamını oku

Kültürel

Yoldaki otomobiller parmak hesabı sayılırken…

1970’li yılların başı… OSD (Otomotiv Sanayii Derneği) henüz kurulmamış, aylık bültenlerle ülkede üretilen otomobiller, markaların yaptığı satışlar, model bazında satış rakamları gibi istatistiksel veriler gelmezken… Toplum bu bilgilerden mahrum mu kalsın, gazetelerin acar muhabirleri ne güne duruyor! Yolda gördüklerini sayıyor ve gazetelerin ekonomi sayfalarına taşıyor olmalı! “Türk otomobil sanayii beşinci yaşını dolduruken, artık yollarda rastladığımız […]Devamını oku

Kültürel

Yardımsever Murat

reklam Kış yollarının sürprizleri mi var? Murat’ın da onları alt etmek için nice kurnazlıkları var. Kar mı başladı? Onun cam silecekleri çift hızlıdır. Biri tipileri delmek için. Süratli. Diğeri gözünüzü dinlendirmek için. Duraklı. Bir durup bir çalışır. Fren yapmak mı gerekti? Güvenlik içindesiniz. Murat’ın 4 tekerleği de disk frenle donatılmıştır. Çift devreli (çift emniyetli), Servofren […]Devamını oku

Kültürel M. Ali Sade

Sonsuz bir otomobil sevgisi: Murat 124

Yıl 1974. Karlı bir kış günü zorlu bir O302 yolculuğundan sonra, şimdi üzerinde Büyükşehir binasının yükseldiği Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali’ne (AŞOT) indim. reklam Benim gibi yaşı geçkince olanlar bilir; AŞOT’da taksiler uzun bir sıra yaparlar, buradaki sıraya riayet edilerek taksilere binilirdi. Gönlümden geçen temiz bir 1956 veya ’64 Chevrolet bulup bu güzel otomobillerin keyfini çıkararak […]Devamını oku

Kültürel M. Ali Sade

Kaç metreyi görüyorsun?

Yıl 1980. Ehliyet sınavına giriyorum. O yıllarda ehliyet alabilmek oldukça zor. Önce yazılı sınavı geçmek gerekli. Ardından da direksiyon sınavı. Arabaya bir polis, bir karayolları temsilcisi ve bir de şoförler cemiyeti üyesi olmak üzere üç kişi biniyor ve de ehliyeti vermemek üzere anlaşmışlar gibi geleni gideni eliyorlar. Böyle bir sistem işte. reklam Hatta bu sınavlarda […]Devamını oku

Kültürel M. Ali Sade

Bir Murat 124 hatırası…

reklam Çocukken babam beni “galiba bu çocuk okumayacak” düşüncesi ile yaz tatilinde bir saatçinin yanına çırak olarak vermişti. Birkaç aylık çıraklık dönemini çok iyi değerlendirerek bazı temel işleri yapar hale geldim. Ve ilerleyen zamanlarda kendi kendime bu becerimi geliştirdim. Kendimce eş-dosta ait saatleri onarıyor ve bu işten oldukça keyif alıyordum. Ama o yıllarda “pilli” tabir […]Devamını oku